Free Web space and hosting from 1colony.com
Search the Web

hakantok 12

Foto 1 is basvurusu yap Foto 3 Foto 4 Foto 5 Foto 6 Foto 7 Foto 8 Foto 9 Foto 10 Foto 11 Foto 12 Foto 13 Foto 14 Foto 15 Foto 16 Foto 17 Foto 18 Asti-Turizm  Farsca Evlilik ilanlarim is ilanlarim Turk Starlar Yerli Arabamiz Fenerbahce  Kahve Fali Havaalanlarimiz Antik Kentler Turizm Tanitim Sehitlerimiz  iletisim Bilgilerim Turkiye Turu Dugun Gelenekleri TBMM Kpss Test Kpss Test 2 Gezici Rehber Gezici Rehber 2 VOLKSWAGEN 1303 Anadol STC Teror Memur Haberleri Web Sayfasi Yapilir Kaybolan Meslekler Alocular Dikkat Twitter Takipci Nosalji Anilar Marka Hikayeleri Kangal  Evlenmek istiyorum Troleybus Gida Teroru Ek Gelir israil Boykot Yerel Medya Otel ik Siyaset Edebsizlik Derin Haber Yolsuzluk Aile Askerlik-Sehitlik Hz Muhammed Gundem evlilik programlari Baskent Sehirlerarasi Firmalar



28 aralik 2012 tarihinde ankarada seviyeli bir bayan arkadasla evlenmek istiyorum ankaraliyim 73 dogumluyum 1.70 boy yesil gozluyum bu konuda o kadar ciddiyim ki sitemde her turlu kisisel bilgi ve fotoraflarim var veya turizm bolgesine yerlesip oradada yasayabiliriz otellerde is imkani cok hakan tok (37) bekar etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

Merhaba ben Ankaradan evlilik hakan 38 yasinda hic evlenmemis sigara kullanmayan kullanandan da nefret eden biriyim arada alkol alirim kararinda tabiki gercek sevgiyi arayan dugunsuz takintisiz maddi cikarsiz engelli engelsiz bir bayanla evlenmek istiyorum hakan tok (38) etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

Adim Hakan Tok 38 yasindayim fakat yasini hic gostermeyen minyon tipli bir beyim ciddi bir bir bayanla icguvey de olur izdivac kurmak istiyorum. hakan tok (38) eryaman ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com www.hakantok.20m.com

Merhaba 38 yasindayim ankara da oturuyorum aslen almanya dogumluyum yas ve medeni hal gozetmeksizin yasima uygun bir bayanla evlenmek istiyorum . hakan tok (38) ankara eryaman 05424062326 hkntk09@gmail.com

Merhaba ben 38 yasinda evlenmemis beyim maddiyat aramayan Ankarada oturan veya Turkiyenin her yeri olur hayati paylasacak maddi ve manevi el ele vererek hayatimizin geri kalanini es olarak tamamlayabilecegim ciddi bir bayanla evlenmek istiyorum hakan tok (38) etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

Merhaba ben Hakan 38 yasindayim Ankara ve ilceleri olur baba tarafimiz beypazarli anne selanik gocmeni kurulu duzeni olan emekli de olur bir bayanla evlilik dusunuyorum hakan tok(38) etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

ankarali durumu iyi olan kulturlu es ariyorum Lise mezunu, sportmen , müzikle ilgili, turizmde housekepping departmainda calisiyorum 38 yasindayim 1, 70 boyunda 70 kiloyum sigara kullanmam kokusundanda nefret ederim ama alkol icerim sigara icmeyen alkol kullanan biriyle evlenmek istiyorum hakan tok (37) bekar etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

 

antalya manavgat veya ankaradan evlilik icin bayan arkadas ariyorum ciddi durust sevgi ve sefkat dolu ileriye yonelik bir bayan arkadasa sirdasa ihtiyacim var lutfen evlilik konusunda ciddi olan bir bayan arasin hakan tok (37) bekar etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

 

28.12.1973 dogumlu 170 boyunda 73 kg kumral yesil gozlu Almanya dogumlu oglak burcuyum burcumla uyumlu iyi aile terbiyesi gormus beni heycanlandiracak hayat arkadasimi ariyorum . hakan tok (38) etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

 

Merhaba ben 38 yasindayim 3 sezondur Antalya da turizmde calisiyorum aslen ankaraliyim sezon bitince tekrar donus,moralim bozuluyor kendi duzeni olan bir bayanla bir yerde kalip bayramim seyranim duzenli bir hayatim olsun istiyorum icguvey evlilik de olur hakan tok (38) etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

 

Ailemin evi ankarada 38 yasindayim Sezonluk Antalya da degisik illerde turizmde calisiyorum kismetim nerdeyse bir bayanla tanisip yuvami sabit duzenimi orada kurmak istiyorum . hakan tok (38) etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

 

Merhaba ben Ankaradan evlilik hakan 38 yasinda hic evlenmemis sigara kullanmayan kullanandan da nefret eden biriyim arada alkol alirim kararinda tabiki gercek sevgiyi arayan dugunsuz takintisiz maddi cikarsiz engelli engelsiz bir bayanla evlenmek istiyorum hakan tok (38) etimesgut ankara 05424062326 hkntk09@gmail.com

 

Rumuz : O Gizli El Merhaba 38 yasindayim Ankara eryamanda oturuyorum calisiyorum nasil olursa olsun hic farketmez yeterki uyum saglayabilirsek ciddi bir bayanla evlenmek istiyorum Yanlizligim kader degil Ruh ikizimi ariyorum tlf ve sms bekliyorum cagrilara cevap vermem Tarih :04.09.2007 05424062326

 

MULKSEHSUVAR NASUHLAR OMERLI OZBEY PELITPINARI PINARDUZU PINARLI PIRCELER SAFALI SARIAHMETLER SARICAALI SARIGAZI SARNICLAR SELAMETLI SELIMKOY SEPETCI SEYITALILER SINANLIBILALLI SUCUALI SULLU SEREFSUNGUR TATARAHMET TEKSEN TERZILER TOPLUCA UGUMCE YAGCILAR YUSUFCA AVCIKOY CAMCUKUR CAMDIBI FULACIK HAYRIYE IHSANIYE INEBEYLI KADRIYE KARAAHMETLI KARAPINAR NUSRETIYE OLUKLU OSMANIYE PAZARKOY SAFIYE SEMETLER SENAIYE SULUDERE TAHTALI ALIHOCALAR BELEN CUMAKOY CIRAKLI DEREKOY DIKENLI ELMACIK HIMMETLI KALBURCU KARAYAKUPLU KUTLUCA NAIPKOY OSMANLI SEVINDIKLI SIPAHILER SEMSETTIN AKPINAR AKSIGIN AMBARCI ARIZLI ARPALIKIHSANIYE AVLUBURUN BAGLICA BALABAN BALOREN BAYRAKTAR BIBEROGLU BOGURGEN BULDUK CAMIDUZU CAGIRGAN CAVUSOGLU CAYIRKOY CUBUKLUBALA CUBUKLUOSMANIYE DAGKOY DOGANTEPE DURHASAN DUGMECILER EMIRHAN ESELER ESMEAHMEDIYE FETHIYE GEDIKLI GOKCEOREN GUVERCINLIK HAKANIYE HASANCIKLAR KABAOGLU KADRIYE KARAABDULBAKI KARATEPE KAYNARCA KAZANDERE KETENCILER KISALAR KOZLUCA KULFALLI KULMAHMUT KURTDERE MECIDIYE NEBIHOCA NUSRETIYE ORHANIYE ORTABURUN ORNEK PAZARCAYIRI SAPAKPINAR SARISEYH SEKBANLI SEPETCI SERINDERE SERVETIYECAMI SERVETIYEKARSI SULTANIYE SULTANIYE SULEYMANIYE SUVERLER SAHINLER SIRINSULHIYE TEPECIK YASSIBAG YENICE ZEYTINBURNU ALICERCI BADEMLI BALIKLAVA BUYUKOZ CIFTLIKKOY ERDOGAN KARACAKUYU KAYACIK KURUCAY KUCUKOZ AHMEDIYE ALANKOY BELKUYU CATOREN DUTLU KARAHUYUK ORHANIYE SULEYMANIYE ALANYURT BOZLAGAN CANKURTARAN CAMLI CIMENDERE DEGIRMENKOY GEDIL GOZPINARI ILICAK KARABULUT ORTACA SARAYKOY SAVAS SORKUN SOGUTLU TEKKEKOY TIPIKOY ULUPINAR UCHUYUK YASARLAR YAYLABELEN YENIKOY YESILKOY AKCASAR AKKOY AYISIGI BORUKKUYU HACINUMAN KARAKAYA KOCAS KOCYAKA MANTAR OLMEZ SARNICKOY TOPRAKLIK YENIKUYU YENIYAYLA AGILONU AKBURUN AVDANCIK BADEMLI BASGOZE BAYAT BAYINDIR BEKTEMIR CICEKLER CIFTLIKKOY CIVRIL CUKURAGIL DAMLAPINAR DOGANCIK DUMANLI EGIRLER EGLIKLER FASILLAR GOCU GOKCEKUYU GOLKASI GONEN GUNDOGDU HUSEYINLER ISAKOY KARABAYAT KARADIKEN KARAHISAR KUSLUCA KUCUKAFSAR MESUTLAR SARIKOY SAMLAR UCPINAR YAZYURDU YUKARIESENCE YUNUSLAR AKCAPINAR ARMUTLU ARSLANTAS AYDINKISLA AYVALICA BAGYURDU BAYBAGAN BOYALI BOZDAM ELMAAGAC HACILAR HACIYUNUSLAR ISIKLAR KARABAYIR KARACAARDIC KARACAHISAR KARAYAHYA KAYACILAR KAYAPINAR KINIK KIZILCAKIR KILDERE KOVANLIK KOZAGAC KUSCA KUCUKHISARLIK PINARCIK SAZLI SOGUCAK TARLABASI TASBASI TEPEARASI TEPELICE ULUPINAR YALNIZCA YAZDAMI YELBEYI YENIKOY YOLOREN AGABEYLI BEYLIOVA BOGRUDELIK CIMEN COLYAYLASI DAMLAKUYU HODOGLU KAYI KIRKISLA KORKMAZLAR KUCUKBESKAVAK MUTLUKONAK SAGLIK SIGIRCIK TURANLAR TUFEKCIPINARI UZUNCAYAYLA YENIKOY YESILDERE YUNLUKUYU ZAFERIYE ADAKASIM DOGANYURT ISHAKUSAGI KASOREN TORUNLAR YUKARIALICOMAK ABDITOLU ADAKALE AFSAR ALEMDAR APASARAYCIK AVDUL BALCIKHISAR BEYLERCE BUYUKASLAMA CICEKKOY CUKURKAVAK DEDEMOGLU DINEKSARAY DINLENDIK DOGANLI ERENTEPE FETHIYE GOKHUYUK INLI KUZUCU KUCUKKOY SECME SURGUC TAHTALI TASAGIL

- MMACID:

(Ar.) Er. - San ve seref sahibi olan kimse. Iyi ahlakli. Ulu.

MACIDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Macid).

MAGFIRET: (Ar.) Ka. - Allah'in kullarinin gunahlarini bagislamasi, ortmesi.

MAHBUB: (Ar.) Er. 1. Muhabbet olunmus, sevilmis, sevilen, sevgili. 2. Mahbub-i Hûda,

(Allah'in sevgilisi) Hz. Muhammed (s.a.s).

MAHBUBE: (Ar.) Ka. - Muhabbet olunmus, sevilmis, sevilen. - (bkz. Mahbub).

MAHFER: (Fars.) Ka. - Ay aydinligi, ay isigi.

MAHFI: (Ar.) Er. - Gizli, sakli.

MAHFUZ: (Ar.) Er. Korunmus, gozetilmis. Gizlenmis, saklanmis.

MAHIN: (Ar.) - (bkz. Hz. Peygamberin isimleri).

MAHINEV: (Fars.) Ka. - Yeni ay, ayca, hilal.

MAHINUR: (Fars.) Ka. 1. Ayin nuru, isigi. 2. Ay yuzlu guzel.

MAHIR: (Ar.) Er. - Maharetli, hunerli, elinden is gelir, becerikli.

MAHIRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mahir).

MAHIZAR: (Fars.) Ka. - Inleyen ay.

MAHIZER: (Fars.) Ka. - San, altin renginde ay.

MAHMUD: (Ar.) Er. 1. Hamd olunmus, sena edilmis, ovulmeye deger. Makam-i Mahmud: Hz.

Muhammed'in en buyuk sefaat makami, cennet. 2. Ebrehe'nin Kabe'yi yikmak uzere getirdigi filin

adi. 3. Mahmud (Kasgarli) Karahanlilar'dan olan bu Turk bilgini "Divanu Lugati't-Turk" adli

eseriyle taninmistir. 4. Mahmudiye: 2. Mahmut devrinde basilan altin para.

MAHMUDE: (Ar.) Ka. - Bingor otu, sakmunya.

MAHMUR: (Ar.) Er. 1. Sarhoslugun verdigi sersemlik. 2. Uyku basmis, agirlasmis, yan baygin

goz.

MAHMURE: (Ar.) Ka. -(bkz. Mahmur).

MAHPARE: (Fars.) Ka. - Ay parcasi, cok guzel kadin.

MAHPERI: (Fars.) Ka. - Ay gibi peri kadar guzel.

MAHPERVER: (Fars.) Ka. - Mehtap.

MAHPEYKER: (Fars.) Ka. 1. Yuzu ay gibi parlak, guzel, nurlu. 2. Kosem Sultan'in adi.

MAHRA: (Ar.) Ka. 1. Elverisli, uygun sey. 2. Degerli kimse.

MAHRU: (Fars.) Ka. - Ay yuzlu, yuzu ay gibi olan guzel.

MAHSER: (Ar.) Er. - Huy, tabiat.

MAHSUN: (Ar.) Er. - Guclendirilmis, guclu.

MAHSUNE: (Ar.) Ka. - Kusatilmis, sarilmis, cevrilmis.

MAHSUT: (Ar.) Er. - Hasat edilmis, ekini bicilmis. Bicilmis ekin.

MAHTER: (Fars.) Ka. - Yeni ay, ayca, hilal.

MAHUR: (Fars.) - Turk musikisinde rast perdesinde karar kilan bir makam. - Erkek ve kadin

adi olarak kullanilir.

MAIDE: (Ar.) Ka. 1. Uzerinde yemek bulunan sofra. Yemek, solen. 2. Kur'an-i Kerim'in 5.

suresinin adi. 3. Isa ve Havarilerine gokten inen sofra (Maide-i Mesih).

MAIL: (Ar.) Er. 1. Bir yana egilmis, egik. 2. Hevesli, istekli, yetenekli. Tarafli, icten istekli.

3. Andirir, benzer. 4. Tutkun.

MAILE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mail).

MAKAL: (Ar.) Er. - Soz, lakirdi. Soyleme, soyleyis.

MAKBUL: (Ar.) Er. - Kabul olunmus, alinmis, alinan. Begenilen, hos karsilanan, gecer.

MAKBULE: (Ar.) Ka. - (bkz. Makbul).

MAKRUN: (Ar.) - Ulasmis, kavusmus, yakin. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MAKSUD: (Ar.) Er. 1. Kasdolunan, istenilen sey, istek. Maksad, niyet, murat. 2. Varilmak

istenen yer.

MAKSUDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Maksud).

MAKSUM: (Ar.) Er. - Ayrilmis, bolunmus. Kismet. Rizk-i Maksum; Allah tarafindan takdir

edilmis rizik.

MAKSUME: (Ar.) Ka. - (bkz. Maksum).

MAKSUR: (Ar.) Er. 1. Kasrolunmus, kisaltilmis, kasilmis. 2. Alikonulmus. Bir seye ayrilmis.

MAKSURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Maksur).

MAKUL: (Ar.) Er. - Akla uygun bulunan. Akil ile bilinir, akilla kanitlanan. Oldukca akilli,

sozu akla yakin.

MAKULE: (Ar.) Ka. - (bkz. Makul).

MALIK: (Ar.) Er. 1. Sahip, bir seye sahip olan, bir seyi olan. Malikii'l-Mulk, Allah. 2. Yedi

cehennemin hakimi ve kapicisi olan melek. 3. Zebanileri idare eden melek. Imam Malik,

Maliki mezhebinin kurucusu. Ashab bu ismi kullanmistir.

MALIKE: (Ar.) Ka. - (bkz. Malik). 1. Mal sahibi olan kadin. 2. Peri, su perisi.

MALKOC: (Tur.) Er. - Akinci ocagi reisi.

MALUM: (Ar.) Er. - Bilinen, belli. Herkesce bilinen. Faili belli olan fiil.

MAMUR: (Ar.) Er. 1. Bayindir, senlikli. 2. Imar edilmis, islenmis yer. 3. Beyt-i mamur:

Kabe.

MANA: (Ar.) 1. Mana, anlam. 2. Ic, icyuzu. 3. Ruya, dus. - (bkz. Anlam).- Erkek ve kadin adi

olarak kullanilir.

MANOLYA: (Frans.) Ka. - Manolyagillerden. Beyaz renkli ve guzel kokulu cicekleri olan,

sus bitkisi olarak yetistirilen agac ve bu agacin cicegi.

MANSUR: (Ar.) Er. 1. Yardim olunmus, Allah'in yardimiyla galip, ustun gelmis. 2. Turk

musikisinde bir duzen. 3. Bir ney cesidi.

MANSURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mansur).

MANZUR: (Ar.) Er. - Bakilan, nazar olunan. Gozde olan, begenilen.

MANZURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Manzur).

MARAL: (Tur.) Ka. - Disi geyik, ceylan, karaca.

MARIFET: (Ar.) Ka. 1. Herkesin yapamadigi ustalik, herseyde gorulmeyen hususiyet,

ustalikla yapilmis olan sey. 2. Bilme, bilis. 3. Hosa gitmeyen hareket. 4. Vasita araci, ikinci el.

Marifetname: Ibrahim Hakki Bey'in divan kulturune ait hazirladigi meshur eseri.

MARIYE: (Ar.) Ka. - Sen'un adinda birinin kizi olup hicretin 7. yilinda kizkardesi Sirin ile

birlikte, Mukavkis tarafindan Hz. Muhammed'e (s.a.s) hediye edilen kibti bir cariye. Hz.

Peygamberin hanimlarindan kucuk yasta olen oglu Ibrahim'in annesi.

MARUF: (Ar.) Er. 1. Herkesce bilinen taninmis belli. Meshur unlu. 2. Seriatin emrettigi,

uygun gordugu.

MARUFE: (Ar.) Ka. - (bkz. Maruf).

MARUT: (Ar.) - Arkadasi "Harut" ile meshur olan bir melek olup buyu ile ugrastiklarindan

dolayi kiyamete kadar kalmak uzere Babil'de bir kuyu icerisine hapsedilmislerdir. - Isim

olarak kullanilmaz.

MASUM: (Ar.) Er. 1. Sucsuz, kabahatsiz, gunahsiz, ismet sahibi. 2. Saf, temiz. Imam-i

Rabbani'nin oglu.

MASUME: (Ar.) Ka. - (bkz. Masum). Imamiye mezhebinde gunahsiz sayilan ehl-i beyt

mensubu.

MASUN: (Ar.) Er. - Korunmus, korunan.

MASUNE: (Ar.) Ka. - (bkz. Masun).

MASUK: (Ar.) Er. - Sevilen, sevilmis.

MASUKA: (Ar.) Ka. - (bkz. Masuk).

MATLUB: (Ar.) Er. - Istenilen, aranilan, talep edilen sey.

MATLUBE: (Ar.) Ka. - (bkz. Matvlub).

MATUK: (Ar.) Er. - Azat olunmus, ozgurlugu bagislanmis.

MATUKE: (Ar.) Ka. - (bkz. Matuk).

MAUN: (Ar.) Er. Zekat. Kur'an-i Kerim'in 107. suresi.

MAVERA: (Ar.) - Ara, geri, bir seyin otesinde bulunan. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MAVIYE: (Ar.) Ka. - Suya ait.

MAYE: (Fars.) Ka. 1. Maya, asil ve gerekli madde. 2. Para, mal. Iktidar guc. 3. Bilgi.

MAZHAR: (Ar.) Er. 1. Bir seyin gorundugu ciktigi yer. 2. Nail olma, sereflenme. 3. Bazi

tekkelerde oturarak uyurken dayanilan kisa degerde. 4. Bir cesit tef.

MAZLUM: (Ar.) Er. 1. Zulum gormus. 2. Halim, selim, sakin, sessiz.

MAZMUN: (Ar.) Er. 1. Borcluluk, kefalet. 2. Odenmesi gereken sey.

MAZYAR: (Ar.) Er. - Taberistan'daki Karini hukumdarlarinin sonuncusu.

MEBDE: (Ar.) - Bas, baslangic, ilke.- Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MEBHUR: (Ar.) Er. - Soluyan, solugan, nefes darligina yakalanmis olan.

MEBHURE: (Ar.) Ka. (bkz. Mebhur).

MEBRUK: (Ar.) Er. - Tebrike sayeste. Kullu.

MEBRUKE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mebruk).

MEBRUR: (Ar.) Er. - Begenilmis, hayirli, yararli.

MEBRURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mebrur).

MEBSUDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mebsut).

MEBSUT: (Ar.) Er. - Acilmis, yayilmis. Uzun uzadiya anlatilan.

MEBSURE: (Ar.) Ka. - Yuzu beyaz, gosterisli guzel kadin.

MECDI: (Ar.) Er. - (bkz. Mecid).

MECDIDE: (Ar.) Ka. - Rizki bol, nasibi acik, bahtiyar.

MECERRE: (Ar.) 1. Samanyolu. 2. Harekete musait yol, cadde veya yer. - Erkek ve kadin

adi olarak kullanilir.

MECID: (Ar.) Er. - Cok ulu, yuce, san ve seref sahibi. Allah'in sifatlarindan. Turk dil kurali

acisindan "d/t" olarak kullanilir. Abdulmecid, Allah'in (Mecid'in) kulu..

MECIDDIN: (Ar.) Er. - Dinin ululugu, buyuklugu. - Turk dil kurali acisindan "d/t" olarak

kullanilir.

MECIDE: (Ar.) Ka. - Buyuk ulu. San ve seref sahibi.

MECNUN: (Ar.) Er. 1. Cin tutmus, cinlenmis. 2. Delice seven, tutkun. Leyla ile Mecnun

hikayesinin erkek kahramani.

MECRA: (Ar.). - Suyun aktigi yatak, su yolu. Bir isin gidis yolu. Bedendeki ahlatin alistigi

yol. Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MECUT: (Ar.) Er. - Talihi acik, mutlu, sansli kimse.

MED'UV: (Ar.) Er. - Davet olunmus, cagirilmis, davetli. Hz. Peygamber (s.a.s)'in

isimlerinden.

MEDA: (Ar.). Mesafe. Son. Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MEDAR: (Ar.). 1. Dayanak. 2. Donence. Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MEDENI: (Ar.) Er. 1. Medine'ye mensup, sehirli, sehir halkindan olan. 2. Bir memleketle

ilgili olan. 3. Terbiyeli, gorgulu, nazik. Daha cok lakab olarak kullanilir.

MEDID: (Ar.) Er. - Uzun, cok uzun suren. Arap aruzunun 2. bendi.

MEDIDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Medid).

MEDIH: (Ar.) Er. - Methetmeye, ovmeye sebeb olan sey, ovme mevzuu.

MEDIHA: (Ar.) Ka. - (bkz. Medih).

MEDINE: (Ar.) Ka. - Arabistan'da bir sehir. Hz. Peygamberin kabrinin bulundugu sehir.

Hacilarin Mekke'den sonra ziyaret ettikleri sehir.

MEFAHIR: (Ar.) - Iftihar edilecek, ovunulecek seyler. Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MEFHAR: (Ar.) Er. - Ovunme. Ovunmeye sebeb olan, guvenmeyi gerektiren. Mefhar-i

kainat: Muhammed (s.a.s).

MEFHARET: (Ar.) Ka. - Iftihar duyma, ovunme.

MEFKURE: (Ar.) Ka. - Ulku, ideal.

MEFRUZ: (Ar.) Er. - Farz olunmus, varsayilmis.

MEFRUZA: (Ar.) Ka. - (bkz. Mefruz).

MEFTUH: (Ar.) Er. 1. Acilmis, acik. 2. Ele gecirilmis.

MEFTUHA: (Ar.) Ka. - (bkz. Meftah).

MEFTUN: (Ar.) Er. 1. Fitneye dusmus, sihirlenmis. 2. Gonul vermis, tutkun vurgun. Hayran

olmus, sasmis.

MEFTUNE: (Ar.) Ka. - (bkz. Meftun).

MEHDI: (Ar.) Er. 1. Kendisine rehberlik edilen. Allah tarafindan hidayet verilmis olan. -

Dogru yolu tutan. 2. Siilere gore 12 imamin sonu.

MEHDIYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mehdi).

MEHIB: (Ar.) Er. 1. Heybetli, azametli, korkunc (mehub). 2. Arslan (Esed, gazanfer, haydar,

sir).

MEHIR: (Fars.) Ka. - Ay.

MEHLIKA: (Fars.) Ka. - Ay yuzlu guzel.

MEHMET: (Tur.) Er. - Muhammed isminin turkcesi. (bkz. Muhammed).

MEHPARE: (Fars.) Ka. - Ay parcasi, cok guzel.

MEHRE: (Tur.) Ka. - Hind okyanusu sahili ile Hadramut arasinda bir ulke.

MEHRU: (Fars.) Ka. - Ay yuzlu guzel.

MEHTAP: (Fars.) Ka. 1. Ay aydinligi, ay isigi. Dolunay. 2. Alay, eglence, zevklenme. - Turk

dil kurali acisindan "b/p" olarak kullanilir.

MEHVES: (Fars.) Ka. - Ay gibi, ay yuzlu, guzel.

MEKIN: (Ar.) Er. 1. Temekkun eden, oturan yerlesen. 2. Vakarli, temkinli, vakar, iktidar

sahibi. Hz. Peygamber (s.a.s)'in isimlerinden.

MEKINE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mekin). 1. Iktidar ve onur sahibi. 2. Yer tutup oturan, yerlesmis.

MEKNUN: (Ar.) Er. - Sakli, gizli, iyice korunmus.

MEKNUNE: (Ar.) Ka. - (bkz. Meknun).

MEKNUZ: (Ar.) Er. - Gomulu. Hazineye konulmus, saklanmis.

MEKNUZE: (Ar.) Ka. - (bkz. Meknuz).

MEKREMET: (Ar.) Er. - Kerem, comertlik. Saygi, agirlama.

MEKSUFE: (Ar.) Ka. - Acilmis, acik. Bilinmez degil, kesfolunmus.

MELA: (Ar.) Ka. 1. Doluluk. 2. Topluluk. 3. Ova.

MELAHAT: (Ar.) Ka. - Guzellik, yuz guzelligi.

MELDA: (Ar.) Ka. - Genc, korpe ve nazik.

MELEK: (Ar.) Ka. 1. Allah'in nurdan yarattigi varliklar. Allah'in emirlerine tam itaat eden

varliklar. 2. Halim, selim guzel huylu kimse.

MELEKNAZ: (a.f.i.) Ka. - (bkz. Melek).

MELEKNUR: (Ar.) Ka. - (bkz. Melek).

MELEKPER: (a.f.i.) Ka. - Melek kanatli.

MELEKRU: (a.f.i.) Ka. - Melek yuzlu.

MELEKSIMA: (a.f.i.) Ka. - Melek simali.

MELHUZ: (Ar.) Er. - Umulur, beklenir.

MELHUZA: (Ar.) Ka. - (bkz. Melhuz).

MELIH: (Ar.) Er. - Melahat sahibi, guzel, sirin, sevimli.

MELIHA: (Ar.) Ka. - (bkz. Melih).

MELIK: (Ar.) Er. 1. Padisah, hakan, hukumdar. 2. Mal sahibi. 3. Allah'in isimlerinden, (bkz.

Abdulmelik). Meliksah: Sultan Sencer'in babasi olan buyuk Selcuklu hukumdari.

MELIKANBER: (Ar.) Er. - Kudretli, nufuzlu, Habes kole. Melik ve anber isimlerinden

birlesik isim.

MELIKE: (Ar.) Ka. - Kadin hukumdar. Hukumdar karisi.

MELIKSERVER: (Ar.) Er. - Dogu Sultani hukumdar.

MELODI: (Yun.) Ka. - Nagme, ahenk, ezgi.

MELTEM: (Tur.) Ka. - Yazin duzenli olarak karadan denize dogru esen ruzgar.

MEMDUD: (Ar.) Er. - Uzatilan.

MEMDUDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Memdud).

MEMDUH: (Ar.) Er. Ovulmus, ovulecek.

MEMDUHA: (Ar.) Ka. - (bkz. Memduh).

MEMNUN: (Ar.) Er. 1. Minnet altinda bulunan. 2. Sevinmis, sevincli. Razi hosnut, (bkz.

Dilsad).

MEMNUNE: (Ar.) Ka. - (bkz. Memnun). Sevinmis, sevincli.

MEMUN: (Ar.) Er. - Emin bulunan, korkusuz, tehlikesiz, saglam, (bkz. Emin).

MENAF: (Ar.) Er. 1. Dagin sivri tepesi. 2. Cahiliye doneminde Araplarin putu. - Isim olarak

kullanilmaz.

MENDERES: (Yun.) Er. - Akarsu yataklarinin dolanbacli kismi. Ege bolgesindeki 3

akarsudan birisinin adi.

MENEKSE: (Fars.) Ka. - Meneksegillerden bircok cesitleri bulunan koyu mor cicek acan sus

bitkisi. Koyu mor renk.

MENGU: (Tur.) - Ebedi olumsuz, bengi. Mengu suyu: Ab-i hayat. Erkek ve kadin adi olarak

kullanilir.

MENGUALP: (Tur.) Er. - Olumsuz, guclu, kuvvetli, yigit.

MENGUBAY: (Tur.) Er. - Varlikli kimse.

MENGUBERT: (Tur.) Er. - Allah verdi.

MENGUCEK: (Tur.) Er. - Erzincan, Kemah, Divrigi ve Sebinkarahisar'i icine alan bolgeyi

fethederek XII. yy.'in ilk yansina kadar elinde tutan Turk sulalesi.

MENGUC: (Tur.) Er. - Yasli.

MENGUER: (Tur.) Er. - (bkz. Mengu).

MENGUTAY: (Tur.) Er. - (bkz. Menguer).

MENNAN: (Ar.) Er. - Cok ihsan eden, verici, ihsani bol. - Abd takisi alarak kullanilir.

Allah'in isimlerinden (bkz. Abdulmennan).

MENSUR: (Ar.) Er. - Sacilmis, dagilmis. Olcusuz, uyaksiz, manzum olmayan soz.

MENSURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mensur).

MENSUR: (Ar.) Er. - Nesrolunmus, dagitilmis, yayilmis.

MENSURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mensur).

MENZUR: (Ar.) Er. - Adanmis, vadedilmis. Adak olarak belirtilmis.

MENZURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Menzur).

MERAFI: (Ar.) 1. Dagin sivri tepesi. 2. Islam'dan evvel Araplarin putu. -Isim olarak

kullanilmaz.

MERAHAN: (Ar.) Er. 1. Ferah, sevinc. 2. Zayif olma hali.

MERAL: (Tur.) Ka. - (bkz. Maral).

MERAM: (Ar.) Ka. - Arzu istek. Icten tasarlanan niyet.

MERCAN: (Ar.) Selenterelerin mercanlar sinifindan olup kayalik yerlerde koloni meydana

getirerek yasayan, iskeleti kalkerli kirmizi renkli deniz hayvani. - Erkek ve kadin adi olarak

kullanilir.

MERD: (Fars.) Er. 1. Adam, insan. 2. Ozu sozu dogru kabadayi, yigit. -Turk dil kurallarina

gore "d/t" degismesiyle kullanilir.

MERDAN: (Fars.) Er. - Mertler, insanlar, erkekler, yigitler.

MERDI: (Fars.) Er. - Mertlik, erlik. Cesaret, yureklilik. Insanlik.

MERDUM: (Fars.) 1. Insan, adam. 2. Gozbebegi. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MEREVIS: (Tur.) Ka. - Terementi agacinin tohumu.

MERGUB: (Ar.) Er. 1. Istenilen, sevilen. 2. Herkes tarafindan sevilip aranilan.

MERGUBE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mergup).

MERIC: (Tur.) - Balkan yarimadasinin guneydogu kesiminden gecen akarsu. - Erkek ve

kadin adi olarak kullanilir.

MERIH: (Ar.) Er. - Dunya'dan sonra gunese en yakin olan gezegen.

MERKUR: (Fran.) Er. - Gunese en yakin gezegen.

MERSA: (Ar.) Ka. - Liman.

MERT: (Fars.) Er. 1. Ozu, sozu dogru yigit. 2. Erkek insan.

MERTEL: (f.t.i.) Er. - (bkz. Mert).

MERTER: (f.t.i.) Er. - (bkz. Mert).

MERTKAL: (f.t.i.) Er. - Her zaman dogru kal.

MERTKAN: (f.t.i.) Er. - Mert soydan gelen.

MERTOL: (f.t.i.) Er. - Her zaman sozunun eri ol.

MERVAN: (Ar.) Er. - Emevi sulalesinin Mervan kolu.

MERVE: (Ar.) Ka. - Mekke'de bir dagin adi olup hacilar, Merve ile Safa arasinda Sa'y ederler

yani 7 defa gidip gelirler.

MERYEM: (Ibr.) Ka. - 1. Abid. Ibadete duskun insan. 2. Hz. Isa'nin annesi.

MERZAT: (Ar.) Er. - Riza, hosnutluk.

MERZUK: (Ar.) Er. - Riziklandirilmis, rizik verilmis.

MERZUKA: (Ar.) Ka. - (bkz. Merzuk).

MESERRET: (Ar.) Ka. - Sevincler. Senlik, sevinc.

MESIH: (Ar.) Er. 1. Uzerine yag surulmus. 2. Mesholunmus, baska bir sekle girmis olan. 3.

Acaip, tuhaf. 4. Olmek. - Mesih: Hz. Isa'nin elini surdugu hastalarin derhal iyilesmesi

dolayisiyla kendisine isim olarak verilmistir.

MESRUR: (Ar.) - Sevincli, memnun, sevinmis meramina ermis. - Erkek ve kadin adi olarak

kullanilir.

MESRURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mesrur).

MESUD: (Ar.) Er. - Saadetli, bahtli, bahtiyar, kutlu. - Turk dil kurallarina gore "d/t" olarak

kullanilir.

MESUDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mesud).

MESHED: (Ar.) Er. - Bir adamin sehit oldugu veya bir sehidin gomuldugu yer. Iran'da

ziyaretgah olan meshur sehir. Hz. Peygamber (s.a.s)'in isimlerinden.

MESHUR: (Ar.) Er. - Unlu, argin, taninmis.

MESHURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Meshur).

MESKUR: (Ar.) Er. - Begenilmis, ovulmus. Tesekkur edilmeye deger olan.

MESKURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Meskur).

METE: (Tur.) Er. - Buyuk Turk-Hun Imparatoru (M.O. 209-174).

METEHAN: (Tur.) Er. - (bkz. Mete)

METHIYE: (Ar.) Ka. - Birini ovmek maksadiyla yazilmis eser, kaide.

METIN: (Ar.) Er. 1. Metanetli, saglam, dayanikli. 2. Ozu, sozu dogru, sebatkar, itimat edilir.

Hz. Peygamber (s.a.s)'in isimlerinden.

METINER: (Tur.) Er. - (bkz. Metin).

MEVA: (Ar.) Ka. - Siginilacak yer, yurt, mesken.

MEVCUD: (Ar.) Er. - Var olan, bulunan. Hazir olan, hazir bulunan. -Turk dil kurali acisindan

"d/t" olarak kullanilir.

MEVCUDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mevcud).

MEVDUT: (Ar.) Er. - Sevilmis, sevilen. Gaznelilerin bir hukumdari.

MEVEDDET: (Ar.) Ka. - Sevgi, muhabbet. Dostluk.

MEVHIBE: (Ar.) Ka. - Vergi, ihsan, bagis.

MEVLUD: (Ar.) Er. 1. Yeni dogmus cocuk. 2. Ihsanin dogdugu yer. 3. Dogulan zaman. Hz.

Muhammed'in dogumunu anlatan manzum eser. - Turk dil kurallarina gore "d/t" olarak

kullanilir.

MEVLUDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mevlud).

MEVSIM: (Ar.) Ka. 1. Yilin dort bolumunden biri. 2. Daglamak suretiyle damga vurmak.

MEVSUL: (Ar.) Er. - Hz. Peygamber'in isimlerinden.

MEVSUNNE: (Ar.) Ka. 1. Bahar yagmuru yagmis toprak. 2. Bastan asagi suslu zirh.

MEVZUN: (Ar.) Er. - Bicimli, yakisikli, guzel.

MEVZUNE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mevzun).

MEYMUN: (Ar.) Er. - Ugurlu, bereketli, kutlu.

MEYMUNE: (Ar.) Ka. - (bkz. Meymun). Hz. Peygamberin en son hanimi.

MEYSUR: (Ar.) Er. - Kolaylanmis, kolaylastirilmis seyler.

MEYSURE: (Ar.) Ka. - (bkz. Meysur).

MEZID: (Ar.) Er. - Artmis, artirilmis, buyumus. - Turk dil kurali acisindan "d/t" olarak kullanilir.

MEZIYET: (Ar.) Ka. - Bir kisiyi baskalarindan ayiran ve yucelten vasif, ustunluk, degerlilik

yuksek karakter.

MIDHAT: (Ar.) Er. - Ovme. - Turk dil kurali acisindan "d/t" degismesiyle kullanilir.

MIFTAH: (Ar.) Er. 1. Anahtar. 2. Sifre cetveli. 3. Dil ogrenirken yapilacak tercume ve

meselelerin halledilmis sekillerini gosteren kitap. 4. Hz.Peygamber (s.a.s)'in isimlerinden.

MIHIN: (Fars.) Er. - Buyuk, ulu.

MIHINE: (Fars.) Ka. - (bkz. Mihin).

MIHNE: (Ar.) - Duzlestirmek. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MIHRACE: (Sanskritce.) Ka. - Hindistan'da kral ve prenseslere verilen unvan.

MIHRAN: (Ar.) - Nehir. Pakistan'dan gecen Indus nehrine Islam muellifleri tarafindan verilen

isim. -Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MIHRI: (Fars.) Ka. 1. Gunes. 2. Sevgi. 3. Eylul ayi. - Mihr u mah, gunes ile ay.

MIHRIBAN: (Fars.) Ka. - Sefkatli, merhametli, muhabbetli, guleryuzlu, yumusak huylu.

MIHRICAN: (Fars.) - Sonbahar. -Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MIHRIMAH: (Ar.) Ka. - Gunes ile ay.

MIHRINAZ: (Fars.) Ka. - Naz gunesi. Cok nazli.

MIHRINISA: (Fars.) Ka. - Kadinligin gunesi, erdemli, nitelikli kadin.

MIHRINUR: (Fars.) Ka. - Isik sacan, aydinlatan gunes.

MIHRISAH: (Fars.) Ka. - Sahlarin gunesi.

MIHRIYE: (Fars.) Ka. - Gunese ait, gunesle ilgili.

MIKAIL: (Ar.) Er. - Dort buyuk melekten riziklarin taksimine memur melek.

MIKAT: (Ar.) Er. 1. Tesbit edilen yer ve zaman. 2. Mekke yolu uzerinde hacilarin ihrama

girdikleri yer.

MIMOZA: (Lat.) Ka. - Baklagillerden ince ve san yaprakli cicek acan bir cins sus bitkisi,

kustumotu.

MINA: (Ar.) Ka. 1. Camin ana maddesi. 2. Liman, iskele. 3. Gokyuzu.

MINE: (Fars.) Ka. 1. Maden ve cini uzerine vurulan cami andirir cila. 2. Dislerin uzerindeki

ince ve parlak tabaka. 3. Ince ve parlak nakis.

MINSAR: (Ar.) 1. Cennet. 2. Sise sirca. 3. Zumrut, zebercet. - Erkek ve kadin adi olarak

kullanilir.

MIR'AT: (Ar.) Ka. 1. Ayna. 2. Meshur bir cesit lali.

MIRAC: (Ar.). 1. Merdiven. 2. Goge cikan. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir. Hz.

Muhammed (s.a.s)'in goge ciktigi gece ki, Recep ayinin 27'sine rastlayan kandil gecesidir. O

gecede 5 vakit namaz farz kilinmistir.

MIRAN: (Fars.) Er. - Beyler.

MIRAY: (Fars.) Ka. - Ayin ilk gunleri.

MIRCAN: (Fars.) Ka. - Canin ici.

MIRHAN: (Fars.) Ka. - (bkz. Mircan).

MIRKELAM: (Fars.) Er. - Guzel, nazik konusan kimse.

MIRNUR: (Fars.) Ka. - (bkz. Mircan).

MIRZA: (Fars.) Er. 1. Emiroglu beyi, hukumdar soyundan gelen. 2. Dogu Turk devletlerinde

asalet unvani. 3. Dubb-i Ekber yildiz kumesindeki parlak yildiz.

MISAK: (Ar.) - Sozlesme, yemin, and, ahid. Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MISBAH: (Ar.) Er. - Aydinlatma cihazi, isik ciragi. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in isimlerinden.

MIZAN: (Ar.) Er. 1. Terazi. 2. Saglama.

MUADDAL: (Ar.) Er. - (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden).

MUALLA: (Ar.) Ka. 1. Yuce, yuksek, (bkz. Bulent). Makami, rutbesi yuksek. 2. Bir yazi

stili.

MUAMMER: (Ar.) - Omur suren, yasayan, yasamis. Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUARRA: (Ar.) Ka. - Ciplak, soyulmus. An, temizlenmis.

MUATTAR: (Ar.). - Guzel kokulu, itirli. Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUAVIYE: (Ar.) Er. - Emevi devletinin ilk hukumdari olup Hind ve Ebu Sufyan'in ogludur.

Mekke'de dogmustur. Hz. Peygamber (s.a.s.)'in kayinbiraderi ve vahiy katibidir.

MUAZ: (Ar.) Er. 1. Korunan, siginan. 2. Cok aziz, izzet sahibi, saygi uyandiran, kiymetli,

muhterem, sevgili. Muaz b. Cebel, sahabeden.

MUAZZEZ: (Ar.) Ka. - (bkz. Muaz). - Ta'ziz edilmis, izzetlendirilmis. Izzet ve seref sahibi.

Ikram ve izaz olunan, agirlanan, hurmetle, saygi ile kabul olunan. Kiymetli, degerli, aziz.

MUBAHAT: (Ar.) Ka. - Gunahi, sevabi olmayan, islemesi ne haram, ne de helal olan

(mubah).

MUCIB: (Ar.) Er. 1. Icabet eden, uyan. Icap eden, gereken. 2. Sebeb olan, vesile teskil eden. -

Turk dil kuralina gore "d/t" olarak kullanilir.

MUCIBE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mucib).

MUCID: (Ar.) Er. 1. Yaratici. 2. Bir bulus ortaya cikaran kimse.

MUCIDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mucid).

MUCIZE: (Ar.) Ka. - Hayran birakan, olaganustu olay. Insan aklinin alamayacagi.

MUFADDAL: (Ar.) Er. - Faziletli, fazileti cok adam.

MUHABBET: (Ar.) Ka. 1. Sevme, sevgi. 2. Dostluk. Dostca konusma.

MUHACCEL: (Ar.) Er. 1. Ayagi sekili beyaz at. 2. Gerdege konulmus.

MUHACIR: (Ar.) Er. - Goc eden, gocmen.

MUHAFIZ: (Ar.) Er. - Muhafaza eden, degistirmeyen, koruyan. Bekci.

MUHAMMED: (Ar.) Er. 1. Bircok defalar hamdu sena olunmus, tekrar tekrar ovulmus. 2.

Bircok guzel huylara sahip. Hz. Peygamber (s.a.s)'in isimlerindendir. Dedesi Abdulmuttalib

tarafindan, gokte hak yerde halk ovsun niyetiyle bu ad konulmustur. Kur'an'da dort yerde

zikredilmistir.

MUHARREM: (Ar.) Er. 1. Tahrim olunmus, haram kilinmis. 2. Kamer takviminin birinci ayi

asura ayi. Muslumanliktan once bu ayda savasmak yasak oldugu icin bu ad verilmistir. Bu

ayin ilk 10 gununde Kerbela vakasinin yildonumunde matem yapilir. 10. gununde asure

pisirilir.

MUHBIR: (Ar.) Er. - Haber veren, haberci.

MUHDIN: (Ar.) Er. - (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden).

MUHIB: (Ar.) Er. 1. Seven, sevgi besleyen, dost. 2. Tutkan, yer. 3. Bir tarikata intisap

etmemekle birlikte yakinligi olan.

MUHIBE: (Ar.) Ka. - (bkz. Muhib).

MUHIDDIN: (Ar.) - Dini saran, cevreleyen. - Turk dil kurallari acisindan "d/t" olarak

kullanilir.

MUHLIS: (Ar.) Er. - Halis, katiksiz. Dostlugu, samimiligi ve her hali icten gonulden olan.

MUHLISE: (Ar.) Ka. - (bkz. Muhlis).

MUHSIN: (Ar.) Er. - Ihsan eden, iyilikte, bagista bulunan.

MUHSINE: (Ar.) Ka. - (bkz. Muhsin).

MUHTAR: (Ar.) Er. 1. Ihtiyar eden, secilmis, seckin. Hareketinde serbest olan, istedigi gibi

davranan, diledigini yapan. 2. Koy veya mahalle islerine bakmak uzere halkin sectigi kimse.

Hz. Peygamber (s.a.s)'in isimlerinden.

MUHTEREM: (Ar.) Ka. - Ihtiram olunmus. Saygideger, sayilan.

MUHTESEM: (Ar.) - Ihtisamli, tantanali, debdebeli, gorkemli. - Erkek ve kadin adi olarak

kullanilir.

MUHYI: (Ar.) - Ihya eden, dirilten, canlandiran, hayat veren. - Allah'in isimlerindendir.

"Abd" takisi alarak kullanilir. Abdulmuhyi.

MUID: (Ar.) Er. - Ogretmen yardimcisi. Asistan.

MUIN: (Ar.) Er. - Yardimci. Cirak.

MUINE: (Ar.) Ka. - (bkz. Muin).

MUIZ: (Ar.) - Agirlayici, izzet ve ikram edici. Allah'in isimlerindendir. "Abd" takisi alarak

kullanilir. Abdulmuiz.

MUKADDEMUN: (Ar.) Er. - (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden).

MUKADDER: (Ar.) 1. Takdir olunmus, kiymeti bicilmis, kadri degeri bilinmis, begenilmis. 2.

Yazili, yazilip belirlenmis ilahi taktir. 3. Yazili olmayip sozun gelisinden anlasilan. -Erkek ve

kadin adi olarak kullanilir. Hz. Peygamberin isimlerinden.

MUKADDES: (Ar.) - Takdis edilmis, mubarek kutsal temiz. Mubarek, kutsal kitaplar, Kur'an,

Tevrat, Zebur, Incil. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUKAFFA: (Ar.) Er. - Uyakli, kafiyeli. - (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden).

MUKAYYET: (Ar.) Er. 1. Kayitli, bagli, baglanmis. 2. Ayaginda zincir ve pranga bulunan. 3. Bir

ise ehemmiyet veren. 4. Kaydolunmus, deftere gecmis.

MUKBIL: (Ar.) Er. - Ikballi, kutlu, mutlu, bahtiyar, mes'ud.

MUKBILE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mukbil).

MUKIM: (Ar.) Er. - Ikamet eden, oturan. Hz. Peygamberin isimlerinden.

MUKIME: (Ar.) Ka. - (bkz. Mukim).

MUKMIR: (Ar.) Er. - Ay isikli, mehtapli.

MUKMIRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mukmir).

MUKTEDIR: (Ar.) Er. - Iktidarli, gucu yeten, becerebilen.

MUKTEFI: (Ar.) Er. 1. Iktifa eden. 2. Ardi sira izinden gidilmis ornek olan. - Hz. Peygamber

(s.a.s.)'in isimlerinden.

MUNGAR: (Tur.) Er. - Eli acik, comert.

MUNIS: (Ar.) Er. - Unsiyetli alisilan, yadirganmaz, alisilmis. Cana yakin sevimli. Insandan

kacmayan.

MUNISE: (Ar.) Ka. - (bkz. Munis).

MUNTEKA: (Ar.) Er. - (bkz. Hz. Peygamberin isimlerinden).

MURAD: (Ar.) Er. - Arzu, istek, dilek. Maksat meram. Turk dil kurali acisindan "d/t" olarak

kullanilir.

MURADIYE: (Ar.) Ka. - (bkz. Murad).

MURATHAN: (Ar.) Er. (bkz. Murat).

MURTAZA: (Ar.) Er. 1. Irtiza edilmis, begenilmis secilmis. Guzide. 2. Allah'in razi oldugu kisi,

kendisinden razi olunan kisi. - Aliyyu'l-Murtaza: Hz. Ali'nin lakabi.

MUS´AB: (Ar.) Er. - Zor. Guclu, dayanikli. Ashabdan unlu sehid Mus'ab b. Umeyr'in adidir.

MUSA: (Ar.) Er. - Vasiyet edilmis. Vasi nasbolunmus, vasiyeti yerine getirmekle

vazifelendirilmis. Tavsiye olunmus. Sina yarimadisinda, Eymen vadisinde Tur daginda Allah'in

lutfuna mazhar olarak, kavmine "on emir" adi altinda Allah'in seriatini bildiren peygamber. Buyuk

kitaplardan Tevrat ona indirilmistir.

MUSADDIK: (Ar.) Er. - Gercekligini ve gecerliligini resmi yazi ile bildiren. Tasdik eden.

MUSLIH: (Ar.) Er. - Islah eden, iyilestiren, duzeltici, arabulucu. Baristiran. Bu kelime

Kur'an'da birkac defa zikredilmistir.

MUSLIHIDDIN: (Ar.) Er. - Dinin salahi icin calisan.

MUSTAFA: (Ar.) Er. 1. Temizlenmis, secilmis, guzide. 2. Hz. Peygamberin isimlerinden. 3.

Sa'd Suresi 47. ayette gecer.

MUSTU: (Tur.) Er. - Mujde, sevindirici haber.

MUSTUBEY: (Tur.) Er. - (bkz. Mustu).

MUTA: (Ar.) Er. - Itaat olunan, boyun egilen, baskalarinin kendisine itaat ettikleri. Hz.

Peygamberin isimlerinden.

MUTAHHAR: (Ar.) - Takdir edilmis, temizlenmis, temiz. Temiz mubarek. - Erkek ve kadin

adi olarak kullanilir.

MUTALLA: (Ar.) Ka. - Yaldizlanmis, yaldizli.

MUTARRA: (Ar.) - Cok taze, parlak. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUTASIM: (Ar.) Er. 1. Itisam eden, eliyle tutan, yapisan. 2. Gunahtan cekinen. 3. Allah'in

ipine simsiki sarilan.

MUTE: (Ar.) Er. - Urdun'de Lut golunun kuzeyinde verimli bir ova. Peygamberligin son

donemlerinde hristiyanlarla yapilan savasin adi.

MUTEBER: (Ar.) Ka. 1. Itibarli, hatiri sayilir, saygin. 2. Inanilir, guvenilir. 3. Yururlukte

olan gecer.

MUTENA: (Ar.) Ka. 1. Ozenle dikkatle secilmis. 2. Onemli, seckin. 3. Az bulunur.

MUTI: (Ar.) Er. 1. Itaat eden, bas egen, veren. Tabi, bagli. 2. Rahat ve uslu.

MUTIA: (Ar.) Ka. - (bkz. Muti).

MUTLAY: (Tur.) - Mutlu, sevincli ay. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUTLU: (Tur.) - Talihli, ugurlu. Bahtiyar. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUTLUALP: (Tur.) Er. - (bkz. Mutlu).

MUTLUGUN: (Tur.) Er. - (bkz. Mutlu).

MUTLUHAN: (Tur.) Er. - (bkz. Mutlay).

MUTLUKANI: (Tur.) Er. - (bkz. Mutlu).

MUTLUTEKIN: (Tur.) Er. - (bkz. Mutlay).

MUTTALIB: (Ar.) - Talepte bulunan, isteyen, (bkz. Abdulmuttalib)

MUTLUER: (Tur.) Er. - (bkz. Mutlu).

MUVAFFAK: (Ar.) Er. 1. Allah'in yardimina ulasmis, isi rast gitmis kimse. 2. Basaran

beceren.

MUVAHHID: (Ar.). - Allah'in birligine inanan. Allah'tan baska hicbir ilah ve kanun koyucu

tanimayan, yalniz Allah'tan gelen emirleri kabul eden.- Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUVAKKAR: (Ar.) Er. - Tevkir edilmis, agirlanmis, saygi gosterilmis olan. Vakarli, agirbasli.

MUZAFFER: (Ar.) - Zafer, ustunluk kazanmis, ustun. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUZI: (Ar.) - Isik veren parlayan parlak. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUZAM: (Ar.) Er. - Bir seyin en buyuk kismi.

MU'MIN: (Ar.)Er. - Iman etmis, Islam dinine inanmis, musluman.

MU'MINE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mu'min).

MUBAHAT: (Ar.) Ka. - Ovunme, iftihar etme.

MUBAREK: (Ar.) Er. 1. Bereketli, feyizli. Ugurlu, hayirli, kutlu, mutlu. 2. Begenilen, sevilen,

kizilan sasilan kimse. Bir sey hakkinda sozlesme.

MUBAREKE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mubarek).

MUBECCEL: (Ar.) Ka. - Yucelmis, saygi gosterilmis yuce, ulu.

MUBELLIG: (Ar.) Er. 1. Teblig eden, haber veren bildiren. 2. Buyuk camilerde imamin

soyledigini tekrarlayan kimse. - Hz. Peygamberin isimlerinden.

MUBERRA: (Ar.) - Temize cikmis aklanmis, mustesna, azade, arinmis. -Erkek ve kadin adi

olarak kullanilir. -Hz. Peygamberin isimlerinden.

MUBESSIR: (Ar.) Er. - Mujdeci, mustucu. - Hz. Peygamber (s.a.s)'in isimlerinden.

MUBIN: (Ar.) Er. - 1. Iyiyi kotuden, dogruyu yanlistan, hayri serden ayiran. 2. Acik anlasilir,

asikar, belli. 3. Kur'an'i Kerim'i bazen de peygamber (s.a.s.)'i vasfetmek icin kullanilmistir.

MUBINE: (Ar.) Ka. - (bkz, Mubin).

MUBSER: (Ar.) Er. - Ibsar olunmus, mujdelenmis, mubesser.

MUBTEHIC: (Ar.) Er. - Sevincli, sevinmis, memnun, mesrur, sad. (bkz. Behcet, Sadan).

MUCAB: (Ar.) Er. - Kabul cevabi almis olan. Duasi kabul olunan.

MUCADELE: (Ar.) Er. 1. Ugrasma, savasma, catisma. 2. Kur'an surelerinden birisinin adi.

MUCAHID: (Ar.) Er. 1. Cihad eden, din dusmanlariyla savasan. Savasan, ugrasan, savasci. 2.

Gayret eden, cok calisan. 3. Tasavvufta nefsine karsi gelerek kendini terbiye eden ve boylece

manevi makamlara erisen kimse, dervis. - Turk dil kurallarina gore d/t olarak kullanilir.

MUCAHIDDIN: (Ar.) Er. - Din savascisi, Islam askeri.

MUCD: (Ar.) Ka. - Kivircik, kivrilmis, lulelenmis sac.

MUCEDDET: (Ar.) Ka. - Yeni, henuz kullanilmamis.

MUCELLA: (Ar.) Ka. - Parlatilmis, parlak, cilali.

MUCEVHER: (Ar.) Ka. 1. Degerli sus esyasi. 2. Arap alfabesinde noktali olan harf.

MUCMEL: (Ar.) - Kisa ve az sozle anlatilmis, oz, ozet. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUCTEBA: (Ar.) Er. - Secilmis, seckin. Hz. Peygamberin isimlerinden.

MUCTEHID: (Ar.) Er. - Ictihad eden, gucu yettigi kadar calisan. Ayet ve hadislerden ser'i

hukumler cikaran din alimi. - Imam-i Azam gibi.

MUDAFI: (Ar.) Er. - Mudafaa eden, koruyan. Savunan, dayanan.

MUDEBBER: (Ar.) Ka. - Tedbir alinmis, dusunce ile hareket edilmis.

MUDRIK: (Ar.) Er. - Idrak eden, anlayan, akli ermis.

MUDRIKE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mudrik).

MUEMMIL: (Ar.) Er. - Temin edilmis, saglanmis, emniyete alinmis. -Hz. Peygamberin

isimlerinden.

MUESSER: (Ar.) Ka. - Kendisine bir sey tesir etmis olan.

MUEYYED: (Ar.) - Teyid edilmis, kuvvetlendirilmis, saglam. Dogrulanmis. Yardim goren. -

Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUFAHIR: (Ar.) Er. - Ovunen.

MUFAHIRE: (Ar.) Ka. - Fahreden, ovunen.

MUFERREC: (Ar.) Er. 1. Meydani olan, genis. 2. Keder gideren.

MUFERRIH: (Ar.). - Ferahlik veren, ic acan. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUFID: (Ar.) Er. 1. Ifade eden, anlatan, manali. 2. Faydali. - Turk dil kuralina gore "d/t"

olarak kullanilir.

MUFIDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mufid).

MUFIZ: (Ar.) Er. - Feyizlendiren, feyiz veren. Allah'in isimlerinden. -"Abd" takisi alarak

kullanilir. Abdulmufiz.

MUFTEHIR: (Ar.) Er. 1. Iftihar eden, ovunen. Sanli, serefli. 2. Parasiz isgoren, fahri.

MUGE: (Fran.) Ka. - Inci cicegi.

MUHEYMIN: (Ar.) - Birini korkudan koruyan. Allah'in isimlerinden. -"Abd" takisi almadan

kullanilmaz. Abdulmuheymin.

MUHEYYA: (Ar.) Ka. - Hazir.

MUHIB: (Ar.) Er. 1. Heybetli, korkunc, korkutan. 2. Tehlikeli ve saygi uyandiran.

MUHIBE: (Ar.) Ka. - (bkz. Muhib).

MUHRE: (Fars.) Ka. 1. Bir cesit yuvarlak sey. 2. Cam boncuk. Muhre-i Zar: Gunes.

MUJDAT: (Fars.) Er. - Mujdeler, sevincli haberler.

MUJDE: (Fars.) Ka. 1. Mustu, sevinc haberi, busra. 2. Hayirli, sevincli bir haber getirene

verilen bahsis.

MUJGAN: (Fars.) Ka. - Kirpikler, kirpik.

MUKAFAT: (Ar.) Ka. - Odul. Degerlendirici, sevindirici davranis.

MUKAFI: (Ar.) Er. - Esit, beraber.

MUKERREM: (Ar.) - Muhterem, aziz sayin, saygideger, sayilan, onurlandiran, hurmet ve

tazime erismis. -Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUKREM: (Ar.) Er. - Kerem ve seref ile nitelenmis olan.

MUKREMIN: (Ar.) Er. - Ikram olunmus, agirlanmis.

MUKRIM: (Ar.) Er. - Ikramci, ikram eden, agirlayan-agirlayici, misafirperver.

MUKRIME: (Ar.) Ka. - (bkz. Mukrim).

MULAYIM: (Ar.) Er. 1. Uygun, muvafik. 2. Yumusak huylu, yavas kimse. Pekligi olmayan.

MULHIM: (Ar.) Er. - Ilham veren, ice dogduran, esinlendiren.

MULHIME: (Ar.) Ka. - (bkz. Mulhim).

MULKET: (Ar.) Er. - Ulke.

MULTEKA: (Ar.) - Kavusma, bulusma, birlesme yeri. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MULTEMI: (Ar.) Er. - Parlayan, parildayan.

MUMTAZ: (Ar.) Er. - Imtiyaz taninmis, ayri tutulmus, ustun tutulmus. Seckin.

MUNCI: (Ar.) Er. - Inca eden, kurtaran, halaskar. - Hz. Peygamberin isimlerinden.

MUNEVVER: (Ar.) Ka. - Tenvir edilmis, nurlandirilmis, aydinlatilmis, isikli. Aydin.

MUNIB: (Ar.) Er. 1. Inabe eden, asiligi, azginligi birakarak Allah'a yonelen. 2. Guzel yagan,

faydali yagmur. 3. Taze ve verimli bahar.

MUNIBE: (Ar.) Ka. - (bkz. Munib).

MUNIF: (Ar.) Er. 1. Yuksek, ulu, buyuk, ali, bulend. 2. Yuksek, buyuk hukumler.

MUNIFE: (Ar.) Ka. - (bkz. Munif).

MUNIM: (Ar.) Er. - Nimet veren,

yedirip iciren. - Taki alarak kullanilir. Abdulmun'im.

MUNIR: (Ar.) Er. 1. Nurlandiran, isik veren, parlak, ziyalar. 2. Kur'an'da peygambere ve ilahi

kitaplara sifat olarak kullanilmistir.

MUNIRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Munir).

MUNSI: (Ar.) Er. - Insa eden, yapan. Yapisi, uslubu guzel olan, iyi katib.

MUNTEHA: (Ar.) - Son, nihayet, uc, en son, akibet. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUNZIR: (Ar.) 1. Akibetinin kotulugunu soyleyerek korkutan. 2. Kafirleri ve munafiklari

sapikliklarindan dondurmek icin cehennem azabi ile korkutan. Rasulullah icin kullanilmistir.

Bircok sahabe de bu ismi kullanmistir.

MURDAZ: (Fars.) - Iran gunes yilinin 5. ayi.

MUREN: (Tur.) - Akarsu, dere, irmak. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUREVVA: (Ar.) Ka. - Akli, fikri, dusunusu gorunusu saglam.

MURID: (Ar.) Er. 1. Idare eden, emreden buyuran. 2. Bir seyhe bagli olan kimse. - Turk dil

kurallarina gore "d/t" olarak kullanilir.

MURIDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Murid).

MURSEL: (Ar.) Er. 1. Gonderilmis yollanilmis. Seriat sahibi peygamberler. 2. Saliverilmis

suc. 3. Bir yazi sitili. Hz. Peygamberin isimlerinden.

MURSID: (Ar.) Er. 1. Irsad eden, dogru yolu gosteren kilavuz. 2. Tarikat seyhi. Gafletten

uyandiran.

MURSIDE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mursid).

MURUVVET: (Ar.) Ka. - Insaniyet, mertlik, yigitlik. Comertlik, iyilikseverlik.

MUSEVVER: (Ar.) Ka. - Cevresine sur, duvar cevrilmis korunmus.

MUSLIM: (Ar.) Er. - Islam dininde olan.

MUSLIME: (Ar.) Ka. - (bkz. Muslim).

MUSTAKIM: (Ar.) Er. - Dogru, duz, dik. Temiz, namuslu.

MUSTEAN: (Ar.) - Kendisinden yardim beklenen, yardim istenen. -Allah'in sifatlarindandir.

MUSTEBSIR: (Ar.) Er. - Istibsar eden, mujdeleyen. Mujde ile sevinen.

MUSTECAB: (Ar.) Er. - Isticabe edilmis, kabul olunmus, (bkz. Mucab).

MUSTEKBIR: (Ar.) 1. Kibirlenen kendini buyuk goren, buyuklenen. 2. Alah'a karsi buyuklenen

kafir ve mulhid. - Isim olarak kullanilmaz.

MUSTEKFI: (Ar.) Er. - Yetecek kadarini isteyen.

MUSTENIR: (Ar.) Er. - Isikli, parlak.

MUSTENIRE: (Ar.) Ka. - (bkz. Mustenir).

MUSTESNA: (Ar.) 1. Istisna edilen, kural disi birakilan, birakilmis. 2. Butun. 3. Ayri tutulan,

ayrik. 4. Benzerlerinden baskin. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUSTEZIM: (Ar.) Er. 1. Istizani eden, buyuk goren, buyuk tutan, comert. 2. Kibirli, gururlu.

MUSERREF: (Ar.) - Sereflendirilmis kendisine seref verilmis, serefli.

MUSFIK: (Ar.) - Sefkatli, merhametli, aciyan, seven. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUSFIKA: (Ar.) Ka. - (bkz. Musfik).

MUSIR: (Ar.) Er. 1. Haber veren, bildiren. 2. Emir ve isaret eden. 3. Maresal. - Daha cok lakab

olarak kullanilir.

MUSTAK: (Ar.) Er. - Istiyakli, ozleyen, gorecegi gelen, can atan.

MUSTEHIR: (Ar.) - Istihar eden, sohret bulan, meshur. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUTEAL: (Ar.) Er. - Yuksek, yuce. (bkz. Bulend).

MUTIM: (Ar.) Er. - Tamamlayan, tamamlayici, tamamlamaya yarayan.

MUTTAKI: (Ar.) Er. - Ittika eden, sakinan, cekinen. Allah'tan korkan, abid, zahid. - Hz.

Peygamberin isimlerinden.

MUVEDDET: (Ar.) Ka. - Sevgi, muhabbet, dostluk.

MUVELLA: (Ar.) - Bir davanin veya anlasmazligin halli, bir isin arastirilmasi konusuna seriatca

vazifelendirilmis sahis. - Erkek ve kadin adi olarak kullanilir.

MUYESSER. (Ar.) Ka. - Kolayi bulunup yapilan, kolay gelen, kolaylikla olan.

MUZAHIR: (Ar.) Er. - Zahir olan, arka cikan, yardim eden, koruyan.

MUZDAD: (Ar.) Er. - Ziyadelesmis, artmis, cogalmis. - Turk dil kurali acisindan "d/t" olarak

kullanilir.

MUZEHHER: (Ar.) Ka. - Cicekli, ciceklenmis, cicek acmis. - (bkz. Zuhre).

MUZEKKIR: (Ar.) Er. – Zikreden hatira getiren anan. Zikreden ibadet eden. - Hz.

Peygamberin isimlerinden.

MUZEMMIL: (Ar.) Er. 1. Bir seye sarilmis sargilanmis. 2. Kur'an-i Kerim'de bir sure adi.

MUZEYYEN: (Ar.) Ka. - Zinetlendirilmis, suslenmis, suslu.




TUZGÖLÜ VE TURİZM
Ankara'nın güneydoğusundaki Şereflikoçhisar'a yaklaşırken, batıya doğru parlayan ışık size Tuz Gölü'nün yaklaştığını bildirir. Tuz kristallerinin şiddetli beyazlığı ve parıltısı aldatıcı bir biçimde kar ve buz gibi görünür. Kenara yaklaştığınızda bile ayakkabı ve çoraplarınızı çıkarırken kendinizi dondurucu bir duyguya hazırlarsınız. İlk adım sürprizdir, ikincide beklentilerinizi tekrar düzenlersiniz ve üçüncüde ayağınızın altındakinin gerçekten de tuz olduğuna ikna olursunuz. Ve yaşamın en gerekli unsurlarından biri olan tuz hakkında düşünmeye başlarsınız. Tuz, insan vücudunun yüzde 3.5'ini oluşturur. Bu, doğanın dengesinin olağanüstü bir kanıtıdır, çünkü dünya denizlerindeki tuz oranı da yüzde 3.5'tir. Arasıra çamurlu bölgelere batmayı umursamazsanız kauçuk çizmeler giyerek göl boyunca uzun bir yürüyüşe çıkabilirsiniz.


Su yüksekliği çoğu zaman birkaç santimetreyle yarım metre arasında değişir, fakat Beyşehir Gölü'nden taşan su kanallar yoluyla Tuz Gölü'ne döküldüğünde derinlik 30-40 santimetre artar. Su seviyesi yükseldiğinde gölün ekolojik dengesi bozulur. Buharlaşma azalır, suyun atmosfer ve yer arasındaki çevrimi düzensizleşir.


Tuz Gölü, Melendiz ırmağı, pek çok küçük akıntı ve yeraltı tuzlu su kaynaklarıyla beslenir. Göldeki üç tuz yatağı yılda bir milyon ton, yani Türkiye'nin toplam ihtiyacının %64'ü kadar tuz üretir. Doymuş tuzlu suyun Kaldırım, Kayacık ve Yavşan tuz yataklarına dökülmesine izin verilir ve tuz çökeldiğinde su tekrar çektirilir. Sonra tuz, geniş bir demiryolu ağı boyunca göl kıyısındaki ambarlara doğru yol alan vagonlara doldurulur. Tuz buradan kamyonlarla esasen Şereflikoçhisar'da bulunan özel tuz işleme fabrikalarına götürülür. Burada tuz tüm Türkiye'ye dağıtılmak üzere defalarca kez yıkanır, kurutulur ve paketlenir. Osmanlı döneminde göl etrafında doğal olarak oluşan tuz blokları kırılırdı ve göl kıyısında tüccarlara satılırdı. Tuz develere yüklenir ve her yöne taşınırdı. Sonraki yıllarda ambarlar inşa edildi ve sonra her yıl gölün değişik kısımlarından tuz elde edilmesini mümkün kılan ve raylar arası mesafesi dar olan bir demiryolu kuruldu. Bu, bugün kullanılan daha verimli tuz yataklarının kurulduğu 1970lere kadar devam etti.


Tuz Gölü, 1500 kilometrekarelik alanıyla Van Gölü'nden sonra Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür. Göl çevresinde ülkenin değişik kısımlarından gelen insanların kurduğu pek çok yeni köy vardır. Burada stok çiftçiliği ve tarım uygulanır. Kıyı kesiminde özellikle kavun ve karpuz tarlalarından çok etkilenirsiniz. Göl sularına batırılan herhangi bir nesnenin kısa sürede tuz tabakasıyla kaplanmasına rağmen göl kıyısına yakın büyüyen kavunlar harika bir şekilde tatlıdır. Burada pek çok çömlekçi bulunur ve ustaların Türkiye'nin ve dünyanın başka hiçbir yerinde üretilmediğini iddia ettiği su kavanozları üretilir.


İç Anadolu Bölgesinde yer alan Tuz Gölü Türkiye'nin ikinci büyük gölü olup meydana gelmesi tektoniktir. Tuz Gölü tüm yağışlarını kış aylarında alırken yazın göle giren su yoktur. Göl içinde suyun tuz konsantrasyonu çok yüksek olduğu için suda yaşayan bitkilere rastlanmaz. Göl çevresinde geniş bir alanda çok zayıf tuzcul floraya rastlanır. Tuz Gölü'nü besleyen sular doğuda Şereflikoçhisar'dan geçen Peçenek Suyu, güneyde Eskil'den göle giren Bağlıca ve Kırkdelik suları ile Eşmekaya kaynakları, güneybatıda Tersakan ayağı ile batıda Cihanbeyli'den gelen İnsuyu'dur.

Tuz Gölü ile yakın ilişkide olan göller Tuz Gölü ile bir ekosistem bütünlüğü arz etmektedir.Yakın çevresindeki göller Tersakan Gölü, Bulak Gölü ve Kulu Gölleridir.
Tuz gölü kışın kapladığı geniş su alanı ile su kuşları için önemli bir kışlama bölgesidir. Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır. Kış aylarında çok sayıda Sakarca Kazı gölde barınır ve çevredeki tahıl ekili alanlarda beslenir. İlkbaharda göl içinde oluşan adalarda ve göl kıyısındaki bataklıklarda suna, angıt, çamurcun, büyük yağmurcun, kocagöz, ince gagalı martı, gümüşü martı ve bataklık kırlangıcı kuluçkaya yatmaktadır. Gölün ornitolojik önemi yurdumuzda en büyük flamingo kolonisinin kuluçka alanı oluşudur.


Konya Ovası kapalı bir havzadır, dışarıya akıntısı yoktur. Konya Ovası'nda biriken ve tuzlanmaya neden olan fazla sular drenaj kanalı açılarak Tuz Gölü'ne akıtılmıştır.Drenaj amaçlı inşa edilen bu kanala Konya'nın kanalizasyonu başta olmak üzere çevredeki tüm fabrikaların ve küçük sanayi sitelerinin atıkları da bu kanala bağlanmıştır.

Ankara'dan Şereflikoçhisar'a doğru ilerlerken batı yönündeki ışıltılarla kendini fark ettiriyor Tuz Gölü. Yoğun beyazlık, tuz kristallerinin tayfları, insan beyninde kaçınılmaz kar ve buz çağrışımı yapıyor. Ayaklarınızı kıyıdaki bir karış suya sokana kadar da bu duygudan kurtulamıyorsunuz. Donma derecesine yakın bir ısıya hazırlıyor beden kendini. İlk adım şaşırtıyor, ikincisi alıştırıyor, üçüncüsü ayaklarınızın altındakinin tuz olduğunu kabul ettiriyor. Ve tuzu düşünüyorsunuz: Yaşamın en önemli uzantılarından, hatta vazgeçilmezlerinden biri...


Bedenimizde yüzde 3.5 oranında bulunan tuz... Doğanın dengesine eşsiz bir göndermedir bu, çünkü dünya denizlerindeki tuz oranı da yüzde 3.5! Melendiz Suyu dışında birkaç küçük dere ve yeraltı tuzlu su kaynakları ile beslenen Tuz Gölü'nde bulunan üç tuzlada, Türkiye'nin yıllık tuz ihtiyacının yüzde 64'ü olan 1 milyon ton tuz elde ediliyor. Tekel tarafından işletilen Kaldırım, Kayacık ve Yavşan tuzlalarındaki tuz yataklarına dönem dönem verilen doymuş tuzlu su, bir süre sonra çekiliyor. Çökelmiş olan tuz, kazma kürek kullanılarak zeminden alınıyor, vagonetlere yüklenerek geniş bir raylı ulaşım sistemiyle kıyıdaki depolara ulaştırılıyor. Depolarda kamyonlara yüklenen tuz, Şereflikoçhisar'da yoğunlaşan özel işletmelerde yıkanıyor. Havuzlarda tekrar tekrar yıkanan tuz çuvallanarak sanayide kullanılmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına dağıtılıyor.

Yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan Tuz Gölü'nde, havaların ısınmasıyla birlikte turizm sezonu açıldı.

Doğal güzelliği ve büyüleyici manzarasıyla yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan Tuz Gölü'nde turizm sezonu açılırken, bu yıl yaklaşık bir milyon turistin Tuz Gölü'nü ziyaret etmesi bekleniyor.

Anadolu'nun ortasında Ankara, Konya ve Aksaray sınırında bulunan Tuz Gölü'nü görmek için turistler, Şereflikoçhisar yakınındaki Tuz Gölü Günübirlik Tesisi'ne geliyor.

Tesis Sahibi Özgür Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yerli ve yabancı turistlerin Göl içinde çıplak ayakla yürümek, sağlık ürünleri almak, gün batımını izlemek ve hatıra fotoğrafı çektirmek için Tuz Gölü'ne geldiklerini söyledi.



''GÜZEL BİR İYİ BİR SEZON BEKLİYORUZ''

Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte Tuz Gölü'nde turizm sezonunun açıldığını ve güzel bir sezon beklediklerini belirten Yılmaz, ''Bu yıl geçmiş yıllara göre kar ve yağmur daha fazla yağdı. Tuz Gölü'nün su seviyesi yükselirken, suların çekilmesiyle de tuz oluşacak. Bu yıl Göl içinde su daha fazla kalacağı için güzel bir Tuz Gölü ve iyi bir sezon bekliyoruz'' dedi.Yılmaz, yerli ve yabancı turistlerin Tuz Gölü'ne gelmeye başladığını ve bu yıl 6 aylık sezonda 1 milyon turist beklediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Havalar ısındıkça turistlerin Tuz Gölü'ne ilgisi artıyor. Günlük 2 bini yabancı olmak üzere toplam 5 bin turist geliyor. 6 aylık bir sezonda yaklaşık 1 milyona yakın turistin Tuz Gölü'nü ziyaret etmesini bekliyoruz. Bu günlerde en çok yerli müşteri geliyor. Yabancı turistler de gelmeye başladı. Fransa, Japonya, Kore, Tayvan ve Hong Kong'tan gelen müşterilerimiz çok fazla. Nisan'dan itibaren çok daha fazla turist bekliyoruz. Turistler, Tuz Gölü'nde tuzun oluşum kısmı ve Tuz Gölü'nün içinde bulunan minerallerle yapılan ürünlere çok fazla ilgi gösteriyor. Bunlar insanlara sağlık bakımından çok faydalı. Bu ürünler içinde kırışıklık, mantar, ayak kokusu, egzama, baş ağrısı, sedef ve ölü derileri atmaya iyi gelen ürünler var.''

Tesis olarak en büyük sıkıntıyı karayolunda yaşadıklarını anlatan Yılmaz, ''Kapadokya'dan gelen turistleri taşıyan otobüsler, yaklaşık 1 kilometre ileriden U dönüşü yaparak geliyorlar. Bunun çözülmesi için uğraşıyoruz. Siyasilerden ve karayollarından destek bekliyoruz'' diye konuştu.

TUZ DİYARI ŞEREFLİKOÇHİSAR www.sereflikochisar-bld.gov.tr



Şereflikoçhisar`, Kültür Bakanlığının höyüklerde yaptığı araştırmalardan anlaşılacağı üzere, MÖ. 3000 yıllarına kadar uzanan 5000 yıllık tarihi geçmişe sahiptir. Tuz Gölü ve Şereflikoçhisar genel görünüşü İlçe toprakları ülkemizin en eski yerleşme alanlarındandır. Höyükler halindeki ilk yerleşmelerden
Ankara`nın güney sınırındaki ilçesi. İç Anadolu Bölgesi'nde, Tuz Gölü'nün kuzeydoğusunda bulunur. Ankara ilinin en uzak ilçelerinden olan Şereflikoçhisar, Tuz Gölü ile Hirfanlı barajı arasında kalmaktadır. Kuzeyinde Bâlâ, doğusunda kendisinden koparılarak ilçe yapılan Evren, Sarıyahşi ve Ağaçören, batısında Tuz Gölü ve Kulu ilçeleri ile çevrilidir.



Sultan Alaaddin Camii ve bugün ayakta olmayan Hurşid Hatun (Sultan Alaaddin'in eşi) türbesidir. Şereflikoçhisar, Selçuklu Devletinin yıkılmasından sonra Karamanoğulları'na bağlı kalmıştır.
Karamanoğulları 13. yüzyılda, Konya ve civarında hüküm süren, 1487 senesine kadar devam eden büyük Türk beyliğine verilen isim. Karaman aşireti, Oğuzlar'ın Avşar boyuna mensuptur.
1467 yılında
1467 yılı olayları, ölümler, doğumlar ve diğer önemli gelişmeler
Fatih Sultan Mehmed tarafından
Fatih Sultan Mehmed (1432 - 1481) 29 Mart 1432'de Edirne'de doğdu. Babası Sultan İkinci Murad, annesi Huma Hatun'dur. Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli ve kuvvetli bir padişahtı.
Osmanlı Devleti sınırları içine alınan Şereflikoçhisar; Osmanlılar zamanında genellikle Aksaray'a bağlı bir kaza durumunda idi.
Şereflikoçhisar Kalesi
Osmanlı Hakimiyetine geçtikten sonra, Rumeli’ye Batı Trakya’ya İstanbul’un Fethi ile de, İstanbul’ Aksaray Semtin de 1571’de de Kıprıs’ta zorunlu ikamet ettirilmiştir. Bu nedenle Osmanlının hakimiyetine geçişinin ilk yüzyılında nahiye durumuna düşmüştür.19 yy’ın ortalarında Antep, Urfa, ve Maraş yörelerinde zorunlu ikamete tabi tutulan Şereflikoçhisar bir dönem Aksaray ve Niğde’ye bağlı kalmış, ESBKEŞAN salnamesiyle Kulu ve İnevi ile birlikte ortak yönetimle yöneltilmiştir. Daha sonra
Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sınırları tarihi boyunca çok değişmekle birlikte en geniş döneminde bugünkü Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ye Akdeniz'in doğusundaki adaları, Macaristan ve Rusya'nın bazı kesimlerini, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin ve Mısır'ı, Cezayir'e kadar tüm Kuzey Afrika'yı ve Arabistan'ın bir bölümünü kapsamıştır.
1891 yılında ilçe olan Şereflikoçhisar;

Şeeflikoçhisar'ın Adının Geçmişi Koçhisar kelimesi, eski dilde koş çift anlamına geldiğinden, yöredeki iki adet kaleden türemiştir.
Ankara Türkiye Cumhuriyetinin başkenti ve ikinci büyük şehri. Nüfus bakımından İstanbul'dan, yüzölçümü bakımından da Konya'dan sonra ikincidir. Bolu, Çankırı, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Aksaray ve Eskişehir arasında yer alır. 38°33' ve 40°47' kuzey enlemleri ile 30°52' ve 34°06' doğu boylamları arasındadır. Batıdan doğuya, kuzeyden güneye transit yolların düğüm noktasıdır.
Çanakkale Savaşları`nda ilçeden çok kayıp oldugundan
Çanakkale Savaşları, Şubat 1915-Ocak 1916 müttefik devletlerin 1915 Şubat'ında başlattıkları Çanakkale Boğazı ve İstanbul'u ele geçirmeye yönelik askeri harekat başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Atatürk tarafından şerefli ismini eklenerek ``Şereflikoçhisar`` diye anılmaya başlanmıştır. İlçe tarihi boyunca 4 kere isim değiştirmiştir. Bunlar; Koşhisar, Tuzbaşı, Koçhisar ve Şereflikoçhisar olarak değişiklere uğramıştır.

Coğrafi Durumu
Şereflikoçhisar İlçesi Ankara`ya 150 Km. uzaklıkta ve güneyden en son ilçedir.
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, 1881 - 1938 yılları arasında yaşamış ulusal önder. 1881 yılında Selanik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi 14-15. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleşti.
Tuz Gölü yüzölçümü bakımından Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür. İç Anadolu Bölgesi'nde Ankara, Konya ve Aksaray illerinin sınırının kesiştiği yerde yer alır. Türkiye'nin tuz ihtiyacinin %50'sinden fazlasi bu gölden sağlanır. Ayrıca Tuz Gölü Türkiye'nin en sığ gölüdür. Tuz Gölü Lut Gölü'nden sonra %32,9'luk tuz oranıyla Dünyanın en tuzlu ikinci gölü olma özelliğine de sahiptir.
Hirfanlı Baraj Gölünün arasında yer alan önemli akarsu yoktur. Sadece
bkz. Hirfanlı Barajı
Peçenek Çayı zikredilebilir.

Şereflikoçhisar ilçesi Ankara’ya 150 km.uzaklıkta olup, güney yönünde Ankara’nın en son İlçesidir. Şereflikoçhisar'ın bulunduğu arazi orta yükseklikte düzlüklerden oluşmaktadır. Ekecek Dağının kuzey batı uzantılarının engebelendirdiği iç kesimde Karasamur (Karasınır) Dağı bulunmaktadır.
İlçe topraklarından kaynaklanan suların bir bölümü Kızılırmak aracılığı ile Karadeniz'e ulaşırken bir bölümü de Peçeneközü Deresini oluşturarak Tuz Gölüne doğru akar. Tuz Gölünün güneydoğusunda bulunan Hirfanlı Barajı da ilçe sınırları içerisindedir.

Şereflikoçhisar Dağları
Gözle görülü, Koçaş Dağı, Paşa Dağı, Gök Dağ, Karasenir Dağı, Boz Dağlar, Derevenk Dağı, Ala Dağlar, Kızılkale

İklimi
İlçede hüküm süren iklim İç Anadolu'nun bariz iklimi olan sert step iklimidir(Karasal İklim). Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve karlıdır. Yağış şartlarının yetersizliği sebebiyle ilçede hakim bitki örtüsü step, yani bozkırdır. Tepelik alanlar üzerinde yer yer meşe ormanı artıklarına rastlanır. İlçenin en önemli akarsuyu Ortaköy ilçesi sınırlarındaki Ekecik dağının batısından kaynağını alan ve Tuz Gölü"ne dökülen Peçenek çayıdır.

Nüfus Durumu
Şereflikoçhisar ilçesinin 2012 yılında toplam nüfusu 29105 tir.

Ekonomisi
İlçenin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Buğday, arpa, baklagiller, üzüm, elma, ayçiçeği ve armut yetiştirilir. Hayvancılık da önemli bir gelir kaynağıdır. Merinos ve Ankara keçisi yetiştirilmektedir. Yöre toprak altı kaynakları yönünden oldukça zengin sayılır. Burada jips, linyit ve tuğla-kiremit hammeddesini içeren cevher yatakları vardır. Tuz Gölünün batı ve doğu kıyılarında ise tuz üretimi yapılmaktadır. Memleketimizin ikinci büyük tabiî gölü olan Tuz Gölü, Şereflikoçhisar ilçesini batıdan ve güneyden çevirir. Havzasına düşen yağışın azlığı, buharlaşmanın şiddetli oluşu ve gölün derinliğinin az olması sebebiyle yazın suları buharlaşarak yerinde kalın bir tuz tabakası kalan gölde mutfak tuzu karakterinde tuz elde edilir. Yıllık tuz üretimi bakımından ülkemizin en önemli kaynağı olan Tuz Gölü, Türkiye tuz üretiminin yüzde 60'ını gerçekleştirir. Üretilen tuzun bir bölümü Şereflikoçhisar'daki fabrikalarda işlenerek, bir bölümü de işlenmeden Türkiye'nin dört bir yanına gönderilir.Şu anda ilçede 35 tane ham tuz imalathanesi mevcuttur.

İdari Durumu
İlçede bir merkez, 4 kasaba belediyesi dışında 43 köy muhtarlığı mevcut olup,bu köylere bağlı 3 mahalle veya yayla vardır. Yakın zamana kadar ilçeye bağlı olan köylerin Aksaray iline bağlanması ile köy sayısı azalmıştır, Sarıyahşi, Ortaköy ilçeden ayrılan ve daha sonra Aksaray`ın ilçesi haline gelen köylerdendir.

Şereflikoçhisar'da Gelenek ve Görenekler
Bugün köylerin boşalması ile garip ve öksüz kalan köy odalarımız mevcuttur. Köye gelen tanrı misafirleri özellikle yol üzeri köylerinde en iyi şekilde ağırlanır ve ihtiyaçları giderilirdi. Kış aylarında köylülerin bir araya geldiği büyük bir eğitim yuvası olan Köy odaları vardı. Koçhisar`da Ramazan: Her yerde olduğu gibi, ilçemizde de Ramazan ayı insanlarımızın büyük aşk ve şevk içinde idrak edilmektedir. Koçhisar`da özel tahinli Ramazan pideleri vardır. Her aile Ramazanda iftar davetleri verir. Zenginlerimiz fakir halka gıda yardımında bulunur. Kış aylarında arabaşı denilen bir toplu ziyafet vardır. Acılı, özel hindi, tavuk gibi kanatlı hayvan etinden çorba, bir de çoközel olarak yapılan hamuru vardır. Önce hamur kaşıkla alınır, çorba ile çiğnenmeden içilir. Saya gezileri: Kış yarılandığında mahalle veya köyün yeni delikanlıları çeşitli kıyafet değişiklikleri ile ev ev gezer, taklitler yaparak eski dönemlerde ziyaret için gerekli gıdaları şimdilerde ise gönlünden geçen paraları alırlar. Şereflikoçhisarlılar olarak medarı iftiharımız
bkz. Peçenek deresi Aziz Mahmud Hüdayi gibi Anadolu`yu aydınlatan ilim irfan sahibi büyüklerimiz vardır. 

Tuz Gölü Hakkında Bilgi
Konum : iç Anadolu Bölgesi/Türkiye
Koordinatlar : 38°50′K 35°20′D
Uzunluk : 80 km
Genişlik : 100 m
Yüzölçümü : 1500 km²
Ortalama derinlik : 171 m
Yüzey rakımı : 905 m

Tuz Gölü yüzölçümü bakımından Türkiye’nin ikinci büyük gölüdür. İç Anadolu Bölgesi’nde Ankara, Konya ve Aksaray illerinin sınırının kesiştiği yerde yer alır. Türkiye’nin tuz ihtiyacinin %60′ından fazlası bu gölden sağlanır. Ayrıca Tuz Gölü Türkiye’nin en sığ gölüdür. Tuz Gölü Lut Gölü’nden sonra %32,9′luk tuz oranıyla Dünyanın en tuzlu ikinci gölü olma özelliğine de sahiptir. Deniz seviyesinden 905 metre yüksekte ve maksimum ölçüleri kuzeyden güneye 80, doğudan batıya ise 50 kilometredir. Çevresinde 3,000,000′a yakın nüfus gücü tutar.

Tuz Gölünün Özellikleri

Yağış alanı 11.900 km² olan Tuz Gölü, dışarıya akıntısı olmayan kapalı bir havza gölüdür. Yağış alanının genişliğine rağmen beslenme kaynakları zayıftır. Göle su getiren akarsular, yazın suları iyice azalan ya da tamamen kuruyan derelerdir. Bunlar Şereflikoçhisar’dan gelen Peçenek Çayı, Aksaray’dan gelen Melendiz Çayı, güneyden ve batıdan gelen İnsuyu, Karasu, Kırkdelik çaylarıdır. Bunlardan başka Beşşehir Gölünün fazla sularını Konya’nın atık sularıyla beraber Tuz Gölü’ne boşaltan DSİ tahliye kanalı da Tuz Gölü’nün su seviyesinin yükselmesine sebep olmaktadır. Gölün ortalama su seviyesi 40 cm. civarındadır. Ortalama yukseklik seviyesi yağışın arttığı mayıs ayında yaklaşık 110 cm’dir. Ortalama düşük seviye ise ağustos ayında 19 cm kadardır. Tuz oranının fazla oluşu nedeni ile buharlaşma sonucunda kendini gösteren su kaybı önemli tuz tortulaşmasına neden olmaktadır.Yaz sonlarına doğru göl sahasının büyük bir kısmı kalınlığı birkaç cm ile 30 cm arasında değişen tuz tabakası ile örtülü kalır. Bu mevsimde Kaldırım Tuzlası ile karşı kıyı arasında yürümek mümkündür. Dünyanın çok tuzlu göllerinin başında gelen Tuz Gölü’ndeki tuzluluk oranı yaz esnasında daha fazladır. Bu mevsimde tuzluluk oranı şüphesiz daha fazladır ve gölün tuzluluğu binde 329 gibi dikkat çekici bir orana erişmektedir. Kimyasal bileşim itibariyle burada mutfak tuzu (sodyum klorür) karakterinde bir tuzluluk hakimdir ve sodyum klorür oranı, mağnezyum klorür ve sodyum sülfat oranlarından üstündür.

Göldeki tuz birikmesi çeşitli faktörlere bağlı bulunmaktadır. Çevrede jips ve tuz tabakaları içeren Oligosen formasyonunun bulunuşu gölün tuzlaşmasında önemli bir rol oynamıştır. Fakat gölün tabanındaki kaynaklardan da tuzlu sular geldiği tespit edilmiştir. Gölün sığ oluşu ve buharlaşmanın şiddetli oluşu tuz birikmesinin diğer faktörleridir. Yazın buharlaşma sonucu tortulanan tuz tabakası makinalarla kazılıp tuzlalarda toplanır. Kaldırım, Kayacık ve Yavşan tuzlaları adı verilen bu tuzlalar önceleri Tekel tarafından işletilirken 2005 yılında özelleştirilmiştir. Tuz Gölü’nden elde edilen tuzu yıkayıp öğüten tuz fabrikaları Şereflikoçhisar ekonomisinin belkemiğini oluşturmaktadır. Tuz Gölü ve çevresi 2001 yılında özel koruma alanı ilân edilmiştir. Tuz Gölü ve çevresi Phoenicopterus rubber olarak adlandırılan flâmingo kolonilerinin ana üreme bölgeleridir. “Anser albifrons” adı verilen Sakarca kazınında ikinci büyük üreme merkezidir.

Tuz Gölünün Doğal Yapısı

Kışın kapladığı çok geniş su alanı su kuşları için önemli bir kışlama alanı oluşturmaktadır. Tuzlu ortamlara uyum sağlamış olan flamingo, kılıçgaga, angıt ve benzeri kuşların yanı sıra yağmurcunlar, turnalar, yaban kazları ve yaban ördekleri gölde büyük topluluklar halinde yaşamaktadır. Göl çevresinin nispeten ıssız oluşu nedeniyle kuşlar, etraftaki su birikintilerinde, meralarda ve ekili alanlarda rahatça beslenmekte, kışın en soğuk günlerinde dahi donmayan göl sularında yüzebilmektedir. İlkbaharda Göl içinde oluşan adalar ve bataklıklar Bataklık Kırlangıcı (Glareola prantincola), Suna (Tadorna tadorna), Angıt (Tadorna ferruginea), Çamurcun (Anas crecca), Kılıçgaga (Recurvirostra avocetta), Kocagöz (Burhinus oedicnemus) ve martı türlerinin (Larus sp.) kuluçka yapmalarına imkan sağlamaktadır. Bölgede tuzcul stepler ve endemik türlerden oluşan ekolojik açıdan hassas bitki toplulukları bulunmaktadır. Bir ekosistem bütünlüğü arz eden Tuz Gölü ve yakın ilişkide olan çevresindeki göller (Tersakan Gölü, Düden Gölü, Bolluk Gölü, Eşmekaya Gölü, Köpek Gölü, Akgöl) sayısız kuş türü ve özellikle Avrupa’da nesli tükenmekte olan flamingolar (Phoenicopterus ruber) için yaşam alanı niteliğindedir. Tuz Gölü, flamingoların ülkemizdeki en önemli kuluçka alanı olup, Gölün orta kesimlerinde herbiri 5-6 bin yuvadan oluşan dev kuluçka kolonileri bulunmaktadır.

TUZGÖLÜ 


İç Anadolu Bölgesinde, doğudan Kızılırmak masifi, güneyden Obruk, batıdan Cihanbeyli ve kuzeyden Haymana platolarıyla çevrili çukur alanın kuzeydoğusundaki en alçak bölümünde yer almaktadır. 
Türkiye'nin Van Gölünden sonra ikinci büyük gölüdür. İdari olarak Aksaray, Konya ve Ankara illeri sınırları içindedir. Kapalı bir havzada yer alan göl, jeolojik olarak tektonik kökenlidir. 
 
Büyüklüğüne karşın ülkemizin en sığ göllerinden biridir. Derinliği birçok yerde 0.5 metreyi dahi bulmaz. Suyun bol olduğu ilkbahar aylarında göl alanı 164 200 hektara ulaşır. Türkiye'nin en az yağış alan yeri olduğu için akarsu bakımından çok fakirdir. Önemli sayılabilecek akarsuları, güneyden göle giren Bağlıca ve Kırdelik suları, ,Eşmekaya kaynakları ve batıdan giren İnsuyu ile doğudan gelen Peçenek suyudur.
 
Ancak, bu suların tamamına yakını yazın kurur ve göle ulaşamaz. Aşırı buharlaşmanın da etkisiyle gölün tamamına yakını kurur. Kuruyan bölgelerde 30 cm'yi bulan tuz tabakası oluşur. Sadece ülkemizin değil dünyanın da en tuzlu göllerinden biridir. Suyun yoğunluğu 1.225 gr/cm3'dür. Tuz oranı ise %32'4'dir.
 
Gölde, tuz konsantrasyonunun yüksekliği nedeniyle sucul bitkilere rastlanmaz. Göl çevresinde, ancak akarsu etkisinde kalan bölgelerde tuza dayanıklı, seyrek bitki örtüsüne rastlanır.
 
Türkiye'nin tuz ihtiyacının büyük bir bölümü buradan karşılanır. Kuş varlığı yönünden Türkiye'nin en zengin göllerinden biridir. Kışın kapladığı çok geniş su alanı su kuşları için önemli bir kışlama alanı oluşturur. Ayrıca, Tuz Gölü civarında, Tuz Gölü ile ekolojik olarak ilişkili, Kulu Gölü, Samsam Gölü, Uyuz Gölü, Kozanlı Saz Gölü, Boluk Gölü, Tersakan Gölü, Eşmekaya Gölü ve Hirfanlı Barajı gibi değişik karakterde irili ufaklı pek çok sulak alan mevcuttur.
 
Bu alanların birbirine çok yakın ve değişik karakterde oluşu; farklı habitat istekleri olan değişik türde ve çok zengin bir yaban hayatının barınmasına, beslenmesine ve üremesine olanak sağlayan eşine az rastlanır değerde sulak alanlar kompleksi oluşturmakta, bu durum gölün önemini daha da artırmaktadır.
 
Göl ve çevresinde, tuzlu ortamlara uyum sağlanmış olan Flamingo, Kılıçgaga, Angıt ve benzeri kuşların yanısıra, yağmurcunlar, turnalar, yaban kazları ve yaban ördekleri gölde büyük topluluklar oluşturmakta, göl çevresinin nisbeten ıssız oluşu nedeniyle, etraftaki su birikintilerinde, mer'alarda ve ekili alanlarda rahatça beslenmekte, kışın en soğuk günlerinde dahi donmayan göl sularında yüzebilmektedirler.
 
İlkbaharda göl içinde oluşan adalar bataklıklar bataklık kırlangıcı, suna, angıt, çamurcun, kılıçgaga, kocagöz ve martı türlerinin kuluçka yapmalarına imkan sağlamaktadırlar.
 
Tuz Gölü, flamingoların ülkemizdeki en önemli kuluçka alanıdır. Gölün orta kesimlerinde herbiri 5-6 bin yuvadan oluşan dev kuluçka kolonileri bulunmaktadır.
 
Ankara'nın güneydoğusundaki Şereflikoçhisar'a yaklaşırken, batıya doğru parlayan ışık size Tuz Gölü'nün yaklaştığını bildirir. Tuz kristallerinin şiddetli beyazlığı ve parıltısı aldatıcı bir biçimde kar ve buz gibi görünür. Kenara yaklaştığınızda bile ayakkabı ve çoraplarınızı çıkarırken kendinizi dondurucu bir duyguya hazırlarsınız. İlk adım sürprizdir, ikincide beklentilerinizi tekrar düzenlersiniz ve üçüncüde ayağınızın altındakinin gerçekten de tuz olduğuna ikna olursunuz. Ve yaşamın en gerekli unsurlarından biri olan tuz hakkında düşünmeye başlarsınız. Tuz, insan vücudunun yüzde 3.5'ini oluşturur. Bu, doğanın dengesinin olağanüstü bir kanıtıdır, çünkü dünya denizlerindeki tuz oranı da yüzde 3.5'tir. Arasıra çamurlu bölgelere batmayı umursamazsanız kauçuk çizmeler giyerek göl boyunca uzun bir yürüyüşe çıkabilirsiniz.
 Su yüksekliği çoğu zaman birkaç santimetreyle yarım metre arasında değişir, fakat Beyşehir Gölü'nden taşan su kanallar yoluyla Tuz Gölü'ne döküldüğünde derinlik 30-40 santimetre artar. Su seviyesi yükseldiğinde gölün ekolojik dengesi bozulur. Buharlaşma azalır, suyun atmosfer ve yer arasındaki çevrimi düzensizleşir.

Tuz Gölü, Melendiz ırmağı, pek çok küçük akıntı ve yeraltı tuzlu su kaynaklarıyla beslenir. Göldeki üç tuz yatağı yılda bir milyon ton, yani Türkiye'nin toplam ihtiyacının %64'ü kadar tuz üretir. Doymuş tuzlu suyun Kaldırım, Kayacık ve Yavşan tuz yataklarına dökülmesine izin verilir ve tuz çökeldiğinde su tekrar çektirilir. Sonra tuz, geniş bir demiryolu ağı boyunca göl kıyısındaki ambarlara doğru yol alan vagonlara doldurulur. Tuz buradan kamyonlarla esasen Şereflikoçhisar'da bulunan özel tuz işleme fabrikalarına götürülür. Burada tuz tüm Türkiye'ye dağıtılmak üzere defalarca kez yıkanır, kurutulur ve paketlenir. Osmanlı döneminde göl etrafında doğal olarak oluşan tuz blokları kırılırdı ve göl kıyısında tüccarlara satılırdı. Tuz develere yüklenir ve her yöne taşınırdı. Sonraki yıllarda ambarlar inşa edildi ve sonra her yıl gölün değişik kısımlarından tuz elde edilmesini mümkün kılan ve raylar arası mesafesi dar olan bir demiryolu kuruldu. Bu, bugün kullanılan daha verimli tuz yataklarının kurulduğu 1970lere kadar devam etti.
Tuz Gölü, 1500 kilometrekarelik alanıyla Van Gölü'nden sonra Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür. Göl çevresinde ülkenin değişik kısımlarından gelen insanların kurduğu pek çok yeni köy vardır. Burada stok çiftçiliği ve tarım uygulanır. Kıyı kesiminde özellikle kavun ve karpuz tarlalarından çok etkilenirsiniz. Göl sularına batırılan herhangi bir nesnenin kısa sürede tuz tabakasıyla kaplanmasına rağmen göl kıyısına yakın büyüyen kavunlar harika bir şekilde tatlıdır. Burada pek çok çömlekçi bulunur ve ustaların Türkiye'nin ve dünyanın başka hiçbir yerinde üretilmediğini iddia ettiği su kavanozları üretilir.  
 
İç Anadolu Bölgesinde yer alan Tuz Gölü Türkiye'nin ikinci büyük gölü olup meydana gelmesi tektoniktir. Tuz Gölü tüm yağışlarını kış aylarında alırken yazın göle giren su yoktur. Göl içinde suyun tuz konsantrasyonu çok yüksek olduğu için suda yaşayan bitkilere rastlanmaz. Göl çevresinde geniş bir alanda çok zayıf tuzcul floraya rastlanır. Tuz Gölü'nü besleyen sular doğuda Şereflikoçhisar'dan geçen Peçenek Suyu, güneyde Eskil'den göle giren Bağlıca ve Kırkdelik suları ile Eşmekaya kaynakları, güneybatıda Tersakan ayağı ile batıda Cihanbeyli'den gelen İnsuyu'dur.
  Tuz Gölü ile yakın ilişkide olan göller Tuz Gölü ile bir ekosistem bütünlüğü arz etmektedir.Yakın çevresindeki göller Tersakan Gölü, Bulak Gölü ve Kulu Gölleridir.
Tuz gölü kışın kapladığı geniş su alanı ile su kuşları için önemli bir kışlama bölgesidir. Uluslararası kriterlere göre A sınıfına giren bir sulak alandır. Kış aylarında çok sayıda Sakarca Kazı gölde barınır ve çevredeki tahıl ekili alanlarda beslenir. İlkbaharda göl içinde oluşan adalarda ve göl kıyısındaki bataklıklarda suna, angıt, çamurcun, büyük yağmurcun, kocagöz, ince gagalı martı, gümüşü martı ve bataklık kırlangıcı kuluçkaya yatmaktadır. Gölün ornitolojik önemi yurdumuzda en büyük flamingo kolonisinin kuluçka alanı oluşudur. 
 

Doğal Hayatı Koruma Vakfı Tuz Gölü Yönetim Planı

Tuz Gölü, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından hem ülkemizde hem de dünyadaki sayılı alanlardandır. Önemli Bitki Alanı, Önemli Kuş Alanı, 1. Derce Doğal Sit Alanı ve Özel Çevre Koruma Alanı olan Tuz Gölü, aynı zamanda Ramsar Kriterleri bakımından Uluslararası Öneme Sahip bir sulakalandır.
Konya Kapalı Havzası’nın bir parçaşı olan Tuz Gölü’nde başlıca 2 sorun vardır: Öncelikli olarak göl kurumakta, ve aynı zamanda da kirlenmektedir.
Tıpkı ülkemizdeki diğer sulakalanlar gibi, Tuz Gölü de yanlış tarımsal uygulamalar sonucunda kurumakta ve küçülmektedir. Gölü besleyen yüzey sularına barajlar yapılmış (Melendiz Nehri-Mamasın Barajı) ve besleyen kaynaklardaki sular azalmıştır.(Peçeneközü Deresi-Şereflikoçhisar) Gölü besleyen yeraltı suları da yoğun kullanım baskısı altındadır. Tarımsal sulama nedeniyle, Konya Havzası’nda ve Tuz Gölü Alt Havzası’nda her sene yeraltı su seviyeleri ortalama 1-2 metre düşmektedir.
Sonuç olarak havzada kısıtlı olarak bulunan su kaynakları; plansız ve günübirlik hesaplar içinde tüketilmektedir. Başlıca sorun olan kurumanın yanısıra, kirlilik de Tuz Gölü için önemli bir sorundur. Konya ve Aksaray şehirleri ile Kulu – Şereflikoçhisar – Cihanbeyli - Eskil ilçelerinin evsel ve endüstriyel atıkları ve ayrıca binlerce ton tarımsal atık, herhangi bir arıtıma tabi olmadan yıllardır Tuz Gölü’ne akıtılmaktadır.
Alanın 3 farklı ilin idari sınırı içinde yer alması (Konya, Aksaray, Ankara), etkin bir yönetim sürecinin olması için sürekli bir işbirliği, iletişim ve etkili bir koordinasyonu gerektirmektedir.
Tuz Gölünün sorunlarına çözüm bulmak üzere tüm ilgi grupları (özel sektör, kamu, üniversiteler ve STKlar) ÖÇKKB koordinasyonunda ve WWF Türkiye’nin etkin desteğinde katılımcı bir süreçte çözüm önerilerini etkinliklere dönüştürmüş, bu etkinlikleri Yönetim Planı altında bir araya getirmiş ve uygulamaya başlamıştır. 2004 yılından bu yana devam eden Yönetim Planı süreci kapsamında bölgede gerçekleştirilen birçok toplantıda, yöre halkı sorunlarını ve çözüm önerileri kamu kurumu, üniversite ve STK temsilcileri ile tartışmışlardır. Yaklaşık 1 yıl devam bu katılımcı süreç sonucunda Tuz Gölü Yönetim Planı hazırlanmıştır. Özel Çevre Koruma Kurumu ve WWF-Türkiye’nin koordinasyonunda halen Yönetim Planı uygulanmaktadır.
Yönetim Planı’nın daha etkin bir şekilde hayata geçirilmesi ve takip edilmesi için ÖÇKK başkanlığında bir Tuz Gölü Platformu kurulması planlanmıştır. Bu platform kapsamında oluşturulacak Yürütme Kurulu ve Alt Çalışma Grupları’na ilgi grupları temsilcileri doğrudan katılabileceklerdir.
Yönetim Planı kapsamında, ÖÇKK, İller Bankası ve Belediyelerin ortak çalışması sonucunda atıksu arıtma ve katı atık depolama tesisleri ile ilgili önemli gelişmeler olmuş, tesislerin finansman bulma süreci başlamıştır. 2-3 sene içerisinde tesislerin yapımının bitmesi ve kirlilik sorununun öenmli ölçüde çözülmesi hedeflenmektedir.
WWF Türkiye, Tuz Gölü Yönetim Planının etkin, devamlı ve katılımcı yapısı için sürece destek vermektidir. Ayrıca yönetim planında üstlendiği etkinlikleri gerçekleştirmektedir.
Yönetim Planı kapsamında, bölge çitfçisinin tarımsal su tasarrufu ve doğru sulama teknikleri konusunda bilgilendirilmesi ve örnek projelerin hayata geçirilmesi hedeflenmiştir. Bu kapsamda, WWF-Türkiye alanda örnek bir damla sulama uygulama projesi gerçekleştirmiştir. Altınekin ilçesinde bir çiftçiye verilen mali ve teknik destek ile çok su tüketen bir bitki olan şekerpancarından damla sulama uygulaması yapılmış ve %75e varan su tasarrufu sağlanmıştır.
WWF-Türkiye ayrıca, Cihanbeyli Meslek Yüksekokulu tarafından yürütülen “Cihanbeyli-Altınekin Damla Sulama Uygulamaları ve Eğitimi Projesi”’ne mali ve teknik destek vermiştir. Bu proje ile 2 farklı tarlada örnek uygulama ve birçok çiftçi eğitim toplantısı gerçekleştirilmiş, akılcı su kullanımı Cihanbeyli ve Altınekin ölçeğinde yaygınlaştırılması hedeflenmiştir.
Eğitim etkinlikleri, damla sulama tekniklerinin bölgede yaygınlaştırılması, kaçak kuyuların izlenmesi ve atıksu arıtma tesislerinin yapılması Tuz Gölü Yönetim Planı kapsamında devam eden başlıca çalışmalardır.
WWF-Türkiye olarak Tuz Gölü için hedefimiz; alandaki örnek uygulamaların yaygınlaşması, Tuz Gölü Yönetim Planı’nın ÖÇKKB koordinasyonu, Belediyeler Birliği ve WWF Türkiye desteğinde başarıyla uygulanması ve Tuz Gölü Yönetim Platformu’nun Konya Kapalı Havzası için bir model olmasıdır. Benzer bir Yönetim Modeli Konya Havzası için de gelecekte oluşturulmalıdır.